14 Mart Hopa’nın Kurtuluşu ve tarihi doğru anlamak

0
67

Hasan Azaklı

 

Tarihin gelişim evrelerini doğru yorumlayıp, anlayabilmek için tarihsel olguları oluşturan her türlü etkenin iyi bir şekilde tahlil edilmesi gerekmektedir. Objektif ve doğru bir tarih yorumlaması yapabilmek için geçmişte oluşan her türlü tarihsel belge, buluntu, vaka v.b. her türlü tarihsel araştırmalara etki edip yön verecek hususların çok detaylı bir şekilde değerlendirilmesi gerekmektedir. Yaşadığımız yerin bırakın uzak tarihini ele alıp sağlıklı bir şekilde yorumlamayı, yakın tarihsel olayları bile doğru bir şekilde tespit edilip yorumlayamamaktayız. Örnek olarak Hopa’da Sultan Selim Tepesi eteğindeki Alman virajı ve buradaki Alman tank kalıntısı, Bucak mahallesi Bambasto tepesindeki Gavur Mezarı, bu tepedeki siperlik kalıntıları, Kanlıdere, Tskaristi tepesindeki top mermileri kalıntılarını tarihlendirip tarihsel özelliklerini ele alıp yorumlayamazsak, hatta Hopa’da yaşadığımız halde bu yerlerin, buluntuların ve kalıntılardan birçoğumuzun dahi haberi yoksa yakın geçmişimizi gelecek kuşaklara sağlıklı olarak nasıl aktaracağız?

Peki, Ulusal Kurtuluş Savaşı’nda ismini yazdırmış Hopa’lı Yüzbaşı Rauf’u, Hopa’nın Abuislah (Azlağa) köyünde yaşayan, Arhavi Hudut Tabur Komutanı olup Şubat 1915 başlarında Sarp’taki bölüğe tatbikat yaptırırken Rusların kurşunu ile şehit olan Kıdemli Yüzbaşı İbrahim Hakkı Bey’i tanıyor muyuz? Bu yüzbaşımızın Arhavi’de mezarının nerede olduğunu biliyor muyuz? Ya Artvin’den Rusların çekilmesi ile Artvin’e mülki amir olarak Artvin’in Oruçlu köyünden İlk tedrisat Müfettişi (İlköğretim Müfettişi) Ömer Kamil Küntay’ın getirildiğini biliyor muyuz? 1877-1878 Osmanlı-Rus Harbi olarak bilinen ve halk arasında 93 Harbi olarak bilinen savaş sonucunda Osmanlı ile Rusya arasındaki sınırın şimdiki Kopmuş mevkiindeki akarsuyun oluşturduğunu okumuş muyduk? Kopmuş mevkiinden sonraki Limanköy, Kemalpaşa, Sarp, Köprücü, Kaya, Çamurlu, Kazımiye, Üçkardeş, Osmaniye, Karaosmaniye, Dereiçi köylerinin 40 yıl Rus Çarlığına bağlı kaldığını biliyor muyuz? 1. Dünya Savaşı (Paylaşım Savaşı) sırasında Rus General Liyakof emrindeki sahil müfrezelerinin 23 Şubat 1915 günü Hopa’ya, şiddetli çarpışmalardan sonra 14 Mart 1915 günü bu kuvvetlerin Arhavi’ye girdiklerini, Rus kuvvetlerinin Arhavi Suyunu (Kapise deresini) zorlu çarpışmalardan sonra geçebildiklerini biliyor muyuz? Peki, Rusların geri çekilişinin, Sovyet Devriminin sonucu olarak oluştuğunu, ayrıca 18 Mart 1921 tarihinde Türk delegeleri tarafından imzalanan ve T.B.M.M tarafından 21 Temmuz 1921 günü onaylanan Moskova antlaşması sonucunda Sarp köyünden geçen bugünkü sınırın çizildiğini, bu anlaşmanın T.B.M.M’de görüşülmesi ve onaylanması sırasında Batum Milletvekilleri Ahmet Akif Bey (Sümer), Ahmet Fevzi Bey (Erdem), Ahmet Nuri Bey, Ali Rıza Bey (Acara), M. Edip Bey (Dinç)’in bu antlaşmaya muhalefet etiklerini, Ahmet Akif Bey (Sümer), Ahmet Fevzi Bey(Erdem), Ahmet Nuri Bey, Ali Rıza Bey (Acara)’in oylamaya katılmadıklarını, Mehmet Edip Bey (Dinç)’in oylamaya katılıp red oyunu verdiğini biliyor muyuz? Bütün bu sayılan tarihsel gelişim sürecinde halk arasında “muhacirlik” diye adlandırılan göç olayında Hopa ve çevresinden Ünye’ye, Fatsa’ya, İzmit’e, Adapazarı’na, Düzce’ye, Akçakoca’ya, İstanbul’a ne kadar insanın göç ettiği, göç edip dönemeyenlerin olduğunu okuyup araştırıyor muyuz?

Kısaca bütün bu tarihsel olayları, belge, bilgi, söylence, buluntu v.b. ile yoğurarak, karşılaştırarak değerlendirip yakın çevremizdeki, tarihi olayları doğru bir şekilde anlayabiliyor muyuz? Yoksa hamasi nutuklarla tarihi küllendiriyor muyuz?

Emekli ilköğretim müfettişi
Eğitimci-yazar