Kalın: Bu Bir Memleket Meselesidir

0
76

ARTVİN – Artvin Cerattepe Maden Projesi ilimizin ve ülkemizin gündemindeki yerini korumayı sürdürüyor. Son olarak 26 Eylül 2016 Pazartesi günü Rize İdare Mahkemesi’nde görülen ÇED Olumlu Raporu’nun iptali ve yürütmenin durdurulması talepli davada Yeşil Artvin Derneği Avukatları ile davaya müdahil olan 750 kişinin reddi hakim talebinin ardından Yeşil Artvin Derneği Yönetim Kurulu üyesi Avukat Bedrettin Kalın, Çetin Ünsalan İle Ekopolitik programına katılarak Reddi Hakim Sürecini anlattı.

Programın başlangıcında öncelikle süreci anlatan Bedrettin Kalın, bu meselenin sadece Artvin’in değil memleketin meselesi olduğunu ifade ederek, neden Reddi Hakim talebinde bulunduklarını anlattı. Reddi Hakim talebinin esasen mahkeme heyeti tarafından da avukatlar tarafından da istenilen bir durum olmadığına vurgu yapan Kalın, 25 yıllık avukatlık hayatında kendisinin de ilk kez böyle bir talepte bulunduğunu ve buna da sadece o gün yaşanan olaylarda değil, mahkeme öncesinde yaşanan gelişmelerinden dolayı talep edildiğini ifade edildi. Mahkeme heyetinin bir yıl önce yoğun baskılar ve baskıların ardından kendileri lehine karar veren heyetin çeşitli yerlere tenzili rütbe ile sürüldüklerini hatırlatan Kalın, reddi hakim talebinin sadece o gün için verilen bir karar olmadığını belirterek dava öncesinde yaşanan gelişmeler, davadan yaklaşık bir yıl öncesinde yürütmeyi durdurma talep etmelerine karşın taleple ilgili karar verilmemiş olması, 6 ay kadar keşif yapılmamış olması ve yaşanan olayların ardından keşif kararı verilmiş olması ve yapılan keşiften sonra da gerek mahkeme heyetinin değişmesi gerekse de mahkeme öncesinde yaşanan bir takım engelleme çalışmaları nedeniyle mahkeme heyetinin tarafsızlığı konusunda duyulan kaygı nedeniyle verildiğini ifade etti.

Kalın Reddi Hakim Sürecine Nasıl Gelindiğini Anlattı

Çetin Ünsalan İle Ekopolitik programında canlı yayında program sunucusu Ünsalan’ın reddi hakim sürecine nasıl gelindiğini anlattı. Rize İdare Mahkemesi’nde öncesi yaşananların “Reddi Hakim” hakkını doğurduğuna inandıkları için böyle bir talepte bulunduklarını anlatan Kalın, sadece ve sadece amaçları yaşam haklarını savunmak olan Artvinlilere mahkeme öncesinde yaşatılanların da reddi hakim talebinde bulunmalarında etkili olduğunu ifade etti. Kalın, “Süreç öncesinde birçok olumsuzluklar yaşandı. Birinci ÇED Davası dururken, ikinci bir ÇED’in şirket tarafından alınması, bizim ikinci ÇED’e açtığımız dava ve bu davaya ilişkin yürütmeyi durdurma talebimize ilişkin bir yanıt alınamaması, Şubat ayında devlet tarafından şirkete 7 ilin jandarma ve polisi Artvinlilerin üzerine yığılarak yer teslimi yapılmaya çalışılması, yaşanan olayların ardından dönemin Başbakan’ın hukuki süreç sonlanana kadar şirket çalışmalarını durdurma kararının ardından mahkeme heyetinin keşif kararı alması, keşif kararının ardından da sürecin yine uzaması, mahkeme öncesinde Artvin’de göreve başlayacağı ilk günde elinde yasaklama kararıyla Artvin’e gelerek toplantı, açıklama ve gösteri yapılmasını yasaklayan bir kararın yeni vali tarafından açıklanması, sadece yaşam haklarını savunmak için Rize’de açtıkları davaya giden Artvin halkına yapılan baskılar ve mahkeme heyetinin tarafsız olduklarına dair ikna edici bir beyanda bulunamamaları bizim Reddi Hakim’de bulunmamızda etkili olmuştur. Bakınız mahkemeden yine kısa bir süre önce Trabzon’da bir toplantı düzenlendi. Madenciliğin ülkemiz ekonomisine katkıları ve Artvin’de madencilik konulu toplantı Artvin yerine Trabzon’da düzenlendi. Bu toplantıyı maden şirketi finanse etti ancak ülkemizdeki maden firmaları ile iletişim halinde olan ve madencilik algısını arttırmaya görevli vakıf veya bir dernek tarafından organize edilen bu toplantıda maalesef talihsiz açıklamalar oldu. Trabzon valisi, 25 yıldır yaşam alanlarını savunan Artvin Halkına yönelik tüm engellerin “Kellesini koparacağız” deyimini kullandı. Üstelik görev yaptığı ilini ilgilendirmeyen, kendisini hiç ilgilendirmeyen konuda böylesine talihsiz bir açıklamada bulundu. Bununla ilgili suç duyurusunda bulunduk. Ardından önceki vali Muhterem İnce’nin İçişleri Bakanlığı Müsteşarlığına atanınca yerine yeni vali atandı. Yeni vali Artvin’e gelir gelmez ayağının tozu ile OHAL kapsamında aldığı yetkiyle 1 aylık genelge yayınladı. Bu süreç içinde sokakta gösteri, toplantı, basın açıklaması, afiş asmak gibi demokratik hakların kullanılması yasaklandı. Rize valisi 19 Eylül’e özel 1 günlük genelge yayınladı.

Artvin’den Rize’ye kadar 150 km’lik yolda 5 yerde arandık. Vekilimiz, avukatlar arandı. Ayakkabılarına kadar çoraplarına kadar arandı insanlar. Davada müdahil olmayanlar geri döndürüldü. Birçok insan geç kaldı. Oysa mahkemeler özgürdür. Herksin girip takip etme hakkı vardır. Avukata bile siz müdahil avukat mısınız diye soru soruldu? Bu şartlar altında mahkeme görülebilir mi? Maalesef bu baskılarla mahkeme salonuna girdik. Bu arada Rize’de bildiriler asıldı. Ben Rize Halkı’na teşekkür ediyorum. Onlara itibar etmedi.

Bundan sonraki süreçte “Reddi Hakim” bölge mahkemesinde samsun2a gidecek. Samsun Bölge Mahkemesi “Reddi Hakim” şartlarının oluşup oluşmadığına bakacak. Buna göre karar verecek. Gerçekten Artvin Halkı’nın tek bir derdi var. Yaşam alanını korumak… Artvin’i korumak. Cerattepe’ de madenciliğin yapılamayacağını 25 yıldır bu mahkemeler ve bilirkişiler haykırarak söyledi. Taki son bilirkişilere kadar.

Bu son bilirkişiler önceki bilirkişileri merak etmeden, o raporlara bakmadan, sanki bu konuda hiç rapor yazılmamış, ilk kez rapor tutuluyormuş gibi şirketin beyanlarını yazarak olumlu rapor verdiler!.. Hatta bu raporun içinde intihal bilgiler vardı. Prof. Dr Doğan kantarcı bunu Hakime söyledi. Prof. Kantarcı bu son bilirkişi raporunu yazanların hocasıdır.

Utanarak söylüyorum hâkim bey, bu bilgiler benim 2001’de yazdığım kitabın şu sayfasından intihaldir, yani çalıntıdır. Buradaki bilgiler Cerattepe’ye ait toprak bilgileri değildir. Sonuçlar yanlıştır. Bunu nasıl yaptıklarını anlamakta zorluk çekiyor ve bundan dolayı utanç duyuyorum” dedi.

Şimdi böyle bir ÇED’i mahkeme de konuşmanın anlamı var mı? Bu bile tek başına Reddi Hakim” gerektiren bir durumdur. Artvin halkı geçmişine, geleceğine, yaşam alanlarına, iline, toprağına sahip çıkmaya devam edecektir. Bu konu tamamen siyaset üstü, kimliğinde Artvin yazan herkesin sorunudur. Bu sadece Artvin sorunu da değildir Türkiye’nin, dünyanın sorunudur. Emperyalist, sömürgeci, maden şirketleri ile mücadeledir. Çıkan madenlerimiz maalesef yurt dışına çıkarılıyor %98’i bu şirketlerin malı oluyor. Nereden bakarsanız bakın, kaybeden hep biz oluyoruz. Biz her şeyimizi kaybederken tek kazanan maden şirketleri oluyor. Bu şirketler para uğruna maalesef her şeyi feda etmekten çekinmiyorlar” şeklinde konuştu.

Kalın: Heyet değiştikten sonra Rize’de bir kez dava kazanamadık

Çetin Ünsalan İle Ekopolitik programında Ünsalan’ın sorduğu bir soruya yanıt veren Kalın, Rize İdare Mahkemesi’nin heyetinin değiştirilmesine atıfta bulunarak mahkeme heyeti değiştikten sonra Rize’de gerek maden davasında gerekse de HES davalarında bir kez dahi lehlerine bir karar çıkmadığını ifade etti. Kalın açıklamalarında Danıştay Başkanı’nın “Her şeye karşı çıkan zihniyeti sonlandıracağız” şeklindeki açıklamalarına atıfta bulunarak “Belli ki Danıştay Başkanı dediğini yapmış. Biz o günden sonra bir dahi Rize’de özellikle de bu mahkeme heyeti değiştikten sonra dava kazanamadık. Sadece maden davasında değil benim birçok HES davam var. Bu davalarda da herhangi bir şekilde lehimize karar çıkmadı. Çeşitli gerekçelerle yürütmeyi durdurma taleplerimiz reddediliyor, davalar aleyhimize sonuçlandırılıyor. Bu sizce bir rastlantı mıdır?” şeklinde konuştu.

Programın son bölümünde açıklamalarını tamamlarken Bedrettin Kalın, bu davanın sadece basit bir çevre davası olmadığını belirtirken, bu davanın yine sadece Artvin halkının bir davası olmadığını da ifade etti. Kalın, bu davanın memleket meselesi olduğunu beyan ederek tüm yurttaşları Artvin’in haklı savunmasının yanında olmaları yönünde çağrıda bulundu.