Artvin 78’liler Derneği 12 Eylül’ü Unutmadık, Unutturmayacağız

0
10

Artvin 78’liler Derneği 12 Eylül Darbesi’nin 37. yıl dönümü nedeniyle bir basın açıklamasında bulundu.

12 Eylül 1980 darbesinin üzerinden 37 yıl geçmesine rağmen ilk günkü kadar hafızlarda ve asla unutulmayacağa benziyor. Artvin 78’liler Derneği darbenin 37. Yıl dönümünde açıklamada bulundu.

Basın açıklamasını Artvin 78’liler Araştırma Derneği Yönetim Kurulu Başkanı Seyfettin Altıkulaç yaptı. Altıkulaç, 12 Eylül darbesinin bir silindir gibi Türkiye’nin üstünden geçtiğini, nice genç fidanları, aydınları, yarınları, geleceği, umudu yok ettiğini belirterek; “12 Eylül faşizminin üzerinden 33 yıl geçti. Türkiye, 37 yıldır 12 Eylül 1980 darbesinin çizdiği rotada baskı, sömürü ve zulmün yeniden, yeniden üretildiği bir karabasanı yaşıyor. 12 Eylül cuntasının üzerinden yüz yıl geçse de insanlık ve tarih o kara günü hep lanetleyerek anacak. 12 Eylül faşizminde: 650 bin kişi gözaltına alındı. 1 milyon 683 bin kişi fişlendi. Açılan 210 bin davada 230 bin kişi yargılandı.

7 bin kişi için idam cezası istendi. 517 kişiye idam cezası verildi. Haklarında idam cezası verilenlerden 50´si asıldı (18 sol görüşlü, 8 sağ görüşlü, 23 adli suçlu, 1´i Asala militanı). İdamları istenen 259 kişinin dosyası Meclis´e gönderildi. 71 bin kişi TCK´nin 141, 142 ve 163. maddelerinden yargılandı.98 bin 404 kişi “örgüt üyesi olmak” suçundan yargılandı. 388 bin kişiye pasaport verilmedi.

30 bin kişi “sakıncalı” olduğu için işten atıldı.14 bin kişi yurttaşlıktan çıkarıldı. 30 bin kişi “siyasi mülteci” olarak yurtdışına gitti. 300 kişi kuşkulu bir şekilde öldü. 171 kişinin “işkenceden öldüğü” belgelendi. 937 film “sakıncalı” bulunduğu için yasaklandı. 23 bin 677 derneğin faaliyeti durduruldu. 3 bin 854 öğretmen, üniversitede görevli 120 öğretim üyesi ve 47 hâkimin işine son verildi.400 gazeteci için toplam 4 bin yıl hapis cezası istendi.

Gazetecilere 3 Bin 315 yıl 6 ay hapis cezası verildi

31 gazeteci cezaevine girdi. 300 gazeteci saldırıya uğradı. 3 gazeteci silahla öldürüldü. Gazeteler 300 gün yayın yapamadı. 13 büyük gazete için 303 dava açıldı. 39 ton gazete ve dergi imha edildi. Cezaevlerinde toplam 299 kişi yaşamını yitirdi. 144 kişi kuşkulu bir şekilde öldü. 14 kişi açlık grevinde öldü. 16 kişi “kaçarken” vuruldu. 95 kişi “çatışmada” öldü. 73 kişiye “doğal ölüm raporu” verildi. 43 kişinin “intihar ettiği” bildirildi.

Ve bugün, 12 Eylül ile hesaplaştığını söyleyenler, kendi 12 Eylüllerini yaratıyor. Daha dün Hatay´da öldürülen Ahmet Atakan, gezi direnişi sırasında Ankara´da polis kurşunuyla öldürülen Ethem Sarısülük, Eskişehir´de dövülerek öldürülen Ali İsmail Korkmaz; kaybettiğimiz canlarımız Abdullah Cömert, Mehmet Ayvalıtaş, Medeni Yıldırım. Üniversitelerinin orman arazisinden yol geçirilmesine itiraz ettikleri içine üzerlerine gaz bombaları yağdırılan, gözaltına alınan ODTÜ öğrencileri.

AKP´ye muhalefet ettikleri için, yaşam alanlarına müdahale edilmesine itiraz ettikleri için, ya da düşüncelerini yalnızca sosyal medyada paylaştıkları için yargılanan, tutuklanan yüzlerce insan.

12 Eylül Referandumu ile darbecilerin yargılanmasının yolunun açıldığını söyleyen siyasal iktidar yalan söylemektedir. Bizler Artvin halkı olarak 12 Eylül faşizminde en ağır şekilde bedel ödedik Artvin in İlericileri Devrimcilerinden Ensar Karagöz ve Cengiz Aksakal işkence sonucu hayatlarını kaybederken, aynı işkence tezgâhlarından yüzlerce insan geçmiş onlarcası sakat kalmış ve yüzlerce insanımızda 12 Eylül zindanlarında yıllarca kalmıştır.

Bizler, 12 Eylül mağdurları olarak 12 Eylül cuntasının Artvin de insanlık suçu işleyen işkencecileri ve sorumluları hakkında 29.06.2012 Artvin Cumhuriyet Baş Savcılığına suç duyurusunda bulunarak yargılanmaları talebiyle dilekçelerimizle baş Vurduk. Yaklaşık bir yıl sonra Artvin Cumhuriyet Başsavcılığı 30.05.2013 tarih ve2013/316 kararı ile suç duyurusunda bulunduğumuz işkencecilerin ve sorumluların haklarında zaman aşımından dolayı dava açılamayacağını gerekçe gösterilerek talebimiz red edilmiştir.

Darbe girişinde bulunan FETÖ’ 80 darbesini övmüş, desteklemiştir!

Biz darbelerin aylına karşıyız, Nereden ve kimden gelirse gelsin. 15 Temmuz Darbe Girişiminde bulunan FETÖ’nün 80 Askeri darbeyi de desteklediğini geçmişteki yazılarından biliyoruz.

FETÖ’nün darbeyi destekleyen mesajları FETÖ, 12 Eylül 1980’deki askeri darbe öncesinde ve sonrasında kendisine ait basın yayın organlarında darbeyi destekleyen mesajlar verdi. Örgüt, 12 Eylül askeri ve 28 Şubat 1997 post modern darbelerinden zarar görmeyip daha da güçlenerek devlete sızdı. FETÖ’nün darbeyi destekleyen mesajları

Eklenme: 06 Eylül 2017 11.24 / Güncellenme: 07 Eylül 2017 09.38 Fetullahçı Terör Örgütünce (FETÖ), 12 Eylül 1980’deki askeri darbe öncesinde ve sonrasında kendisine ait basın yayın organlarında darbeyi destekleyen mesajlara yer verildi.

Soruşturmalar, iddianameler ve açılan davalardan derlenen bilgilere göre, temelleri yaklaşık 50 yıl önce örgütün elebaşı Fetullah Gülen tarafından İzmir’de atılan FETÖ, 1970’li yıllardan itibaren Türk Silahlı Kuvvetlerine (TSK) sızmaya başladı.

Yeni Asya Grubu içinde yer alan Fetullah Gülen, 1970’li yıllardan sonra İzmir Kestane pazarı Kur’an Kursunda görev yaptığı dönemde çevresindeki arkadaşları ile dini istismar etmek suretiyle örgütün çekirdek kadrosunu oluşturarak müstakil harekete geçti.

Faaliyetlerini daha ziyade 13-18 yaş grubundaki öğrenci ve genç kesim üzerinde yoğunlaştıran Fetullah Gülen, teyp ve video kasetlerine çekilen vaaz ve konuşmaları, sohbet toplantıları, özellikle yaz kamplarında görüşlerini ulaştırdığı sempatizan grubu ile kendi adıyla örgütünü oluşturdu.

Gülen’den darbelere yönelik destek içeren mesajlar

Örgüt, 1978’de yayımlanmaya başlayan “Sızıntı” dergisi ile basın yayın ve propaganda alanında yeni bir güç kazandı.

İçinde bulunduğu güç dengesine ve şartlara göre tutum ve davranışlarını değiştiren Gülen, hakkında arama kararı bulunmasına rağmen, 12 Eylül askeri darbesinin hemen öncesinde, darbelere yönelik destek içeren değerlendirmelerde bulundu.

Gülen, derginin 1979 Haziran sayısında yer alan “Asker” adlı başyazısında, “Onun süngüsü, yüz defa iniltimizi dindirdi ve ateşimize su serpti. Yakın tarihimizde dahi kaç defa onda mazinin tebessüm eden çehresini ve yıldırımlaşan celadetini gördük… Eğer, atik davranıp da yıllardan beri hazırlanan karanlık emellerin önüne geçilmeseydi, bütün bir millet olarak inkisar içinde ağlamadan başka çaremiz kalmayacaktı. Tuğa selam, sancağa selam ve onu tutan sancağa binlerce selam.” ifadelerine yer verdi.

Askeri darbe sonrasında Gülen, aynı derginin 1980 Ekim sayısında kaleme aldığı “Son karakol” başlıklı yazısında da “Ümidimizin tükendiği yerde Hızır gibi imdadımıza yetişen Mehmetçiğe bin kere daha selam duruyoruz.” görüşünü kaydetti.

Darbelerden Güçlenerek Çıktılar

FETÖ’nün 15 Temmuz 2016’daki darbe girişimi sırasında Sabiha Gökçen Havalimanı’nın ele geçirilmesi teşebbüsüne ilişkin hazırlanan iddianamede, örgütün 12 Eylül askeri ve 28 Şubat 1997 post modern darbelerinden zarar görmeyip, daha da güçlenerek devlet yapısını ele geçirdiği ve siyasete doğrudan müdahale edecek korkunç bir dev haline geldiği belirtildi.

İddianamede, Gülen’in darbe dönemindeki faaliyetleriyle ilgili, “Fetullah Gülen, 80’li yıllardaki ‘fiili’ mesai arkadaşı Kenan Evren’i yıllar sonra ‘cennetlik’ ilan etmiş̧, 31 Ocak 2005’te Milliyet’e verdiği demeçte, ‘Evren Paşa, seçmeli din derslerini mecburi yapmakla yararlı bir iş yapmıştır. Gençlerin çoğu onun bu icraatı vesilesiyle din eğitiminden nasiplerini almışlardır. Bu iş kanaatimce öyle büyüktür ki doğrusunu Allah bilir, hiçbir sevabı olmasa bile bu icraatı ona yetebilir, ahirette kurtuluşuna vesile olabilir, cennete de gidebilir.’ demiştir.” tespitine yer verildi.

AKP çocuk yaştaki evliliklere yeşil ışık yakıyor!

AKP iktidarının 12 eylül referandum yalanının bir göstergesidir bu karar. AKP kaç çocuk yapıp yapılacağından, hangi saatlerde alkol kullanabileceğine, neyin ibadet sayılıp sayılmayacağına, karar veren AKP, çocukların evlendirilmesinin önünü açan yasaların çıkarılmasında tereddüt etmemektedir. Eğitimden çalışma hayatına tüm alanları “kendine göre” yeniden dizayn etmekte ve bunu tüm kesimlere dayatmaktadır. AKP 12 Eylül hukuku ile yaşam alanlarımıza müdahaleye her geçen gün acımazsıca devam ediyor.

Derelerimiz HES’lerle dağlarımız madencilerle talan ediliyor!

Derelerimize HES inşaatları yaptırarak sularımız talan ediliyor. Artvin halkına rağmen Cerattepe’de maden çıkarma inadına devam ediyor. 12 Eylül amacına tam da bugün, AKP iktidarı ile ulaşmıştır. Elbet bir gün devran döner. Er ya da geç ülkemizi kan deryasına çeviren, en güzel çocuklarımıza kıyan eli kanlı katiller ve onları yönlendirenler bize bunun hesabını verecektir. Er yada geç darbeciler ve işkenceciler halka hesap verecektir Er ya da geç 12 Eylül´ü bugün de yaşatan zihniyet bunun hesabını verecektir. Kahrolsun faşizm, kahrolsun emperyalizm, kahrolsun şovenizm devrim için düşenler onurumuzdur. Gün gelecek devran dönecek darbeciler halka hesap verecek.” denildi.