Artvin’de arı ürünleri ve organik arıcılık konulu konferans düzenlendi

0
63

Artvin Valiliği ve İl Gıda Tarım Hayvancılık Müdürlüğü koordinesinde Artvin Ahmet Hamdi Tanpınar Kongre ve Kültür Merkezi’nde, “Arı Ürünleri ve Organik Arıcılık” Konulu konferans düzenlendi.

ARTVİN-Artvin Valiliği ve İl Gıda Tarım Hayvancılık Müdürlüğü koordinesinde düzenlenen konferansa Artvin Vali Yardımcısı Adem Başoğlu, İl Gıda Tarım ve Hayvancılık Müdürü Dursun Okur, Artvin Ziraat Odası Başkanı Köksal Portakal, Artvin Arıcılar Birliği Yönetim Kurulu Başkanı İbrahim Durmuş, Karadeniz Teknik Üniversitesi (KTÜ) Fen Fakültesi Biyokimya Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Sevgi Kolaylı, Doç. Dr. Oktay Yıldız ve Ziraat Mühendisi Tunay Kılıçin ve bazı kurum amirleri katıldı.

Programın açılış konuşmasını yapan İl Gıda Tarım ve Hayvancılık Müdürü Dursun Okur, Artvin’in sadece yüzde 9’unda tarım yapıldığı için bitkisel üretimin son derece az olduğunu ve bundan dolayı da topraksız üretim olduğu için arıcılığın önem taşıdığını söyledi.

Artvin’in 2 bin 720 adet bitki çeşidiyle Türkiye’nin bitki çeşitliliği bakımından en zengin il olduğunu kaydeden Okur; “Allah’ın bu lütfunu var olan arıcılığı geliştirmek adına en iyi şekilde değerlendirmeliyiz. Arıcılık dendiği zaman ülkemizde bal üretimi akla geliyor. Oysa dünya bu konuda propolis, arı zehri, arı sütü, ana arı gibi farklı türevleriyle üretim yapabiliyor. Bunlar dünya ülkelerinde önemli bir sektör. Biz de Artvin’de arıcılık sektöründe balın dışında da üretim yapılabileceğini ispatlamak adına bu konferansı düzenledik” dedi.

Artvin Vali Yardımcısı Adem Başoğlu Artvin’deki arıcılığın 114 bin 120 koloni ile Türkiye ortalamasının 1,65’ine tekamül ettiğini söyledi. Artvin’in 19 ana arı üreticisi ve 18 bin 200 ana arı üretim kapasitesi ile Türkiye birincisi olduğunu belirten Başoğlu, “Ana vatanı orta Kafkasya olan Kafkas arı ırkı, Artvin ve Ardahan illerinden bölgenin coğrafi yapısına adapte olmuştur. İlimizde 1 adet temel petek üretim tesisi ve 7 adet bal süzme dölüm tesis mevcut olup pazarlama sorunu yaşanmamaktadır” diye konuştu.

Arıcılığının Artvin ekonomisinde önemli bir yerinin olduğunu belirten Başoğlu, yıllık bal üretiminin bin 260 kilogram olduğunu söyledi.

Karadeniz Teknik Üniversitesi (KTÜ) Fen Fakültesi Biyokimya Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Sevgi Kolaylı Türkiye’de yılın üç mevsimi arıcılık yapıldığını söyledi.

Kolaylı Türkiye’nin Avrupa’dan daha fazla bitki çeşitliliğine sahip olduğunu ve bal üretimi açısından dünyada üçüncü sırada olduğunu dile getirdi.

Bal çeşitliliği bakımından dünyada bu kadar zengin başka bir ülke olmadığını belirten Kolaylı “Arı çeşitliliği bakımından da ülkemiz zengin bir ülke. Her bölgenin kendine özgü bir arısı var. Türkiye aslında arı ürünleri cenneti bir ülke, ama pek çok şeyin kıymetini bilmediğimiz gibi bunun da kıymetini bilemiyoruz. Bu imkânlar başka bir ülkenin elinde olsa tüm dünyaya bal ve bal ürünleri o ülkeden satılırdı. Maalesef biz doğru düzgün bal ihraç edemiyoruz. Ürettiğimiz balların çoğunu biz kendimiz tüketiyoruz. Artık dünyaya da bunu pazarlamalıyız” diye konuştu.

Karadeniz Teknik Üniversitesinde Arı Ürünleri araştırma grubu olarak araştırmalar yaptıklarını belirten Kolaylı, tıbbı değeri en yüksek balların Türkiye’de olduğunu söyledi.

Kolaylı, “yaptığımız araştırmalarda kestane balının antioksidan özelliğini diğer ballara göre 3-4 kat yüksek buluyoruz. Kestane balı karın doyurmak için yenecek bir bal değil. Tamamen bağışıklık sistemimizi güçlendirmek adına öksürük, gribal enfeksiyonlar, yaraların iyileşmesinde ve birçok hastaneliğin iyileşmesinde yüksek potansiyele sahip bir bal. Antimikrobiyal aktivitesi yüksek ballardan bir tanesi. Koyu renkli balların antioksidan kapasitesi her zaman daha yüksek oluyor. Kestane balı da Türkiye’de ki en koyu renkli ballardan bir tanesi. Meşe balı da en az kestane balı kadar değerli, kestane balıyla aynı değerlere sahip. Meşe balının kıymeti gelecekte daha da artacaktır çünkü meşe balının tüketimi daha kolay” diye konuştu.

Arıcılık sektöründeki arı sütü, polen, propolis gibi alternatif ürünlerin de tıbben ve ekonomik olarak önemli bir değer taşıdığını belirten Kolaylı, “Türkiye propelis üretecek potansiyele sahipken yurt dışından alıyoruz. Brezilyada üretilen kırmızı ve yeşil propolisin antioksidan kapasitesi ile diğer özellikleri antitümeral yapıda. Yani kanser hücrelerini temizliyor. Bu propolisler çok değerli. Bizim ülkemizdeki kestane propolisi Brezilya’nın kırmızı propolisi ile aynı özelliklere sahip. Propolis enfeksiyon hastalıklarına karşı bağışıklık sistemini güçlendirecek bir iksir” ifadelerine yer verdi.

Arı sütünün de gençlik iksiri olduğunu belirten Kolaylı “Bu konuda yaptığımız araştırmalara göre arı sütü hücre çoğalmasını kolaylaştırıyor. Yumurtlamayı hızlandırıcı etkisi var. Bu yüzden arı sütünü kullanırken çok kontrollü kullanmak lazım. Buluğ çağına girmemiş çocuklarda fazla tüketilmemeli. Çocuk sahibi olmak isteyecek insanların kullanabileceği ürünlerden bir tanesi. Bu kadar önemli bir ürünü ne yazık ki biz yurt dışından alıyoruz. Biz neden üretmiyoruz. Biz sadece bala odaklanmışız. Diğer arı ürünlerini maalesef önemsemiyoruz. Bu konuda üreticilerimiz bilinçlendirilmeli” dedi.

Konferans daha sonra Karadeniz Teknik Üniversitesi (KTÜ) Fen Fakültesi Biyokimya Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Sevgi Kolaylı, Doç. Dr. Oktay Yıldız ve Ziraat Mühendisi Tunay Kılıçin’a arı üreticilerin soruları ile devam etti.