Artvin’de devlet ve şirket el ele: Madencileri hem Cengiz Holding hem valilik kandırdı

0
108

Artvin’de Murgul ve Cerattepe’de Cengiz Holding’e ait madenlerde ücret ve sosyal hakların iyileştirilmesi için eylem yapan işçiler direnişlerini Artvin valisinin verdiği ‘güvenceyle’ bitirdi. Tüm işçileri işten çıkarıp üretimi durduran Cengiz Holding, işçileri ilk önerdiğinden de az zamla işe almak üzere.

Artvin’deki madenlerin en çok bilineni, kent halkının yıllar süren mücadelesinden ötürü kuşkusuz Cerattepe. Madenin işletme hakkının Cengiz Holding’e bağlı Eti Bakır firmasına geçmesiyle başlayan zorlu sürecin pek çok anı hafızalara kazındı. Cerattepe’deki madencilik faaliyetlerine karşı mücadele hâlâ sürse de, yaklaşık bir ay boyunca Artvinlilerin tavır belirlemekte zorlandığı bir başka direniş daha yaşandı. Kent merkezine 50 kilometre mesafedeki Murgul’da bulunan Eti Bakır Murgul Konsantratör Tesisi ile Cerattepe’de çalışan yaklaşık 900 işçi, ücretlerin ve sosyal hakların iyileştirilmesi için 9 Ocak 2018’den itibaren tesisleri terk etmeyip iş yavaşlatma eylemine başladı. Cengiz Holding eylemin 3’üncü gününde tüm maden işçilerini işten çıkardı, tesislerdeki üretimiyse süresiz olarak durdurdu.

İşçiler gönülsüz de olsa direnişin 3’üncü gününde şirket yetkilileriyle uzlaşıya vardı ve Artvin valisinden de işten çıkarılmayacakları teminatı alınınca eylem sona erdirildi. Bir sonraki gün üretime başlamak üzere tesislerden ayrılan işçiler, birkaç dakika içinde cep telefonlarına gelen işten çıkarma bildirimleriyle sarsıldı. Cengiz Holdingin işten çıkarmalar yoluyla kendi pazarlık kozunu nasıl yükselttiği sonradan anlaşıldı. AKP Artvin Milletvekili İsrafil Kışla dün işçilerin işe döneceğini ve üretimin tekrar başlayacağını açıkladı. Fakat işçiler istediklerini elde edebilmiş değil. Murgullu işçiler şu anda arabuluculuk sürecinde, hemen arkasından da işe iade için dava açacaklar.

Süreç tıkandı, işçiler eylem kararı aldı

Cerattepe’deyse yaklaşık 150 işçi kendilerine eylem öncesinde teklif edilen yüzde 16’lık zammın da altında, yüzde 14’lük ücret artışıyla işe döndü. Yaklaşık 40 işçiyse geri alınmadı. Üstelik kapatma tehdidiyle direnişi kıran Cengiz Holding, madencilere göre artık psikolojik üstünlüğü devralmış durumda ve ilerleyen dönemde istediği değişiklikleri dayatacak güce de artık sahip. İşte devlet-şirket birlikteliğiyle Murgul ve Cerattepe işçilerinin direnişinin kırılış öyküsü.

Murgul Konsantratör Tesisinde çalışan Murgullu maden işçileri haklarını eylem yaparak almaya alışkın. Önceki yıllarda pek çok iş bırakma eylemi yapan emekçiler her defasında Cengiz Holdingi pazarlık masasına oturmaya zorlamış ve 2006’da 500 lira olan ücretlerini kademeli olarak 1400 lira seviyesine yükseltmeyi başarmış. Bu defaki görüşmeler de, Murgul işletmesi ve onlarla birlikte hareket eden Cerattepe işletmesinden işçi temsilcilerinin 18 Aralık 2017’de şirket yetkilileriyle temas kurmasıyla başladı. Yüzde 25 zam ve yılda iki ikramiye talebini ileten işçiler, 8 Ocak 2018’e dek uzlaşma sağlanamaması halinde 9 Ocak’ta kademeli olarak iş yavaşlatma ve bırakma eylemine başlanacağını açıkladı.

Son görüşmede işveren temsilcileri yüzde 16 zam oranında ısrarcı olunca süreç tıkandı ve işçiler eylem kararı aldı. Önceki yıllardaki eylemlerde şalterleri indirip üretimi bir anda sona erdiren işçiler bu defa üretim sistemlerini kontrollü olarak durdurdu; 9 Ocak 00.00-08.00 vardiyasında bakır cevherinin kırılıp inceltildiği kısımlardaki faaliyetlere ara verilirken bakır konsantresinin üretildiği konsantre bölümündeki üretimse yavaşlatıldı ve saat 14.00’te tamamen durduruldu. Aynı sıralarda Cerattepe işletmesindeki işçiler de eyleme başladı.

Vali ‘güvence’ verdi, eylem bitti

Eylemin başlamasından sonra Eti Bakır veya Cengiz Holding2den bir süre muhatap bulunamadı. 10 Ocak’ta Cengiz Holding, maden işçilerinin ‘beyaz yakalılar’ diye nitelendirdiği mühendis ve amirleri işten çıkardı. Şirket 12 Ocak’taki görüşmede Cerattepe ile Murgul’daki işletmeleri süresiz kapatma restini masaya sürünce direnişte kırılma emareleri ortaya çıktı. İşçiler kendilerine 9 Ocak’ta önerilen son teklifi, yani yüzde 16’lık zammı kabul edip ertesi gün iş başı yapma talebini şirket temsilcilerine iletti. Bu konudaki görüşmelerden birini Cerattepe işletmesinden bir işçi temsilcisi yaptı. Eti Bakır Mali ve İdari İşler Direktörü Asım Akbaş’la görüşen Cerattepe işçisinin ‘fişlenmiş işçilerin işe alınmayacağı’ yanıtı alması işleri değiştirdi. Tamamını dinlediğim görüşme kaydında şu konuşmalar geçiyordu:

Sözcü: İyi akşamlar, Cerattepe’den x ben, daha önce görüşmüştük. Arkadaşlarımla görüştüm, yüzde 16’yı kabul ettiler. Yarın sabah da işbaşı yapacaklarını söylüyorlar.

Asım Akbaş: Onda sorun yok ama usulsüz eylem yapanları da işe almayacağımızı bilin yani. Tespit edip o birkaç kişiyi işe sokmayacağız. O 2-3 kişi… Kim olduklarını bilmiyorum da…

Sözcü: Muhtemelen biri benimdir. Çünkü sözcüyüm yani, sözcüdür ele başı…

Asım Akbaş: Yok, bir sürü şey paylaşan var. Hakaretler bilmem neler…

Sözcü: Hakaret, saygısızlık, hiçbir şey olmamıştır amirlere karşı.

Asım Akbaş: Komisyon kararını verecek. Ama zam oranı tamam.

Sözcü: Asım Bey, bu konuda zaten arkadaşlar size sormamı söylemişlerdi. Mimlenen dediğimiz arkadaşlar…

Asım Akbaş: Cerattepe’yi ayrı değerlendiriyorum ama öyle sivrilen tipler varsa onlarla ilgili ayrıca görüşeceğiz…

Şirket yetkilisinin, eylem sürecinde ‘sivrilen’ işçileri geri almayabileceğini söylemesi üzerine Cerattepe işletmesi çalışanları bu endişeyi gidermek amacıyla Artvin İl Genel Meclisi Başkanlığı görevini yürüten Murgul AKP İl Genel Meclisi üyesi Hasan Dilberoğlu’nu aradı. Anlaşmazlığı gidermek için Artvin valisinin araya girmesini rica eden işçiler Dilberoğlu’ndan olumlu yanıt aldı:

Sözcü: İyi akşamlar. Hasan Dilberoğlu’yla mı görüşüyorum? Cerattepe’den arıyorum sizi. Burada bir grev sürecimiz vardı bizim. Olumsuz bir şekilde devam etti. Sonucunda da Asım Beyle görüştük. Bazı tedirginliklerimiz var. Arkadaşlarımız mimlenen kişilerin iş güvencesini istiyor. Yani, “Gözünün üstünde kaş var” diye bu insanlar işten çıkarılmasın, bunun güvencesini istiyorlar Vali Beyden.

Hasan Dilberoğlu: Vali beyin yanındayım, az önce de görüştüm. Böyle bir şey olmayacağını… “Bir an önce bu iş tatlıya bağlansın” şeklinde… Şu anda da valinin yanındayım.

Sözcü: Olur da böyle bir olumsuzluk yaşarsak size mi başvuralım, Vali Beye mi başvuralım?

Hasan Dilberoğlu: Su anda da Vali Beyin yanından söylüyorum. Vali Bey başını sallayaraktan söyledi. Böyle bir şey olursa hem ben hem Vali Bey buradayız, tamam mı? Şirket yetkilileriyle de görüşeceğiz bu işi.

Artvin İl Genel Meclisi Başkanı Dilberoğlu aracılığıyla Artvin Valisinden gelen teminat işçileri rahatlattı. Direniş boyunca tesisleri terk etmeme kararı almış olan işçiler yüzde 16’lık zamma razı oldu; Artvin valisinden alınan güvence de buna eklenince eylem 12 Ocak akşamı sonlandırıldı. Ancak ne olduysa direnişteki işçilerin fabrikayı terk etmesiyle oldu. Tesisten ayrılmalarının üzerinden çok geçmeden işçilerin cep telefonlarına, işten çıkışlarının yapıldığına ilişkin SGK bildirimleri düşmeye başladı.

İlk şaşkınlığı üzerlerinden atan Murgul işçileri soluğu jandarmada aldı ve yaşananları aktaran tutanaklar hazırlandı. Yüzde 16 zam ve iş güvencesi vaadiyle tesisteki eylemleri bitirilen işçiler, terk ettikleri işletmeye tekrar girmek de istedi ama güvenlik bu girişime mani oldu. Bir işçi eylemin sona erdiği anları şöyle anlatıyor: “Yüzde 25 zam talebimiz aslında kulağa çok gelebilir ama ücretlerimizi çok düşük, daha aşağısını kabul etmeyecektik. Murgul’da neredeyse tek geçim kaynağı maden, dolayısıyla biz de üretimin durdurulacağı söylenince ‘Murgul zarar görmesin, biz de işsiz kalmayalım’ diye yüzde 16 zam teklifini kabul ettik. Fişlenen kişilerin işten atılmayacağı konusunda da Artvin İl Genel Meclisi Başkanından güvence geldi, biz de inandık. Niye inanmayacaktık? Başbakandan talimat mı gelecekti? ‘Vali yanımda’ diyor, bundan başka ne güvence aramalıydık? Sabah işe başlamak niyetiyle tesisten çıktık ama bir daha da giremedik.”

Fesih gerekçesi yüzünden tüm haklar askıda

Topluca işten çıkarılanlar Sosyal Güvenlik Kurumuna başvurunca bir sürpriz daha ortaya çıktı. Murgul işçilerini işten çıkaran Eti Bakır, işten ayrılış nedenini 29 sayılı kod olarak belirtmişti. “İşveren tarafından işçinin ahlak ve iyi niyet kurallarına aykırı davranışı nedeni ile fesih” içerikli gerekçe, maden işçilerinin kıdem tazminatı, ihbar süresi ve tazminatı ile işsizlik ödeneğinden de yararlanamaması anlamına geliyordu. Murgullu bir işçi 29 sayılı fesih kodunun işletilmesi hakkında şunları söylüyor: “Başka bir işyerine de giremiyoruz artık. 29 sayılı kod işletildiği için artık hiçbir işyeri bizi almaz. Tazminat, ihbar, işsizlik ödeneği alamıyoruz, İŞKUR’a da başvuramıyoruz. Yıllarca çalışan bir sürü işçinin hiçbir hakkı kalmadı. Ne yaptık biz? Bir tane çay bardağı bile kırmadık. Sadece hakkımızı aradık.”

İşverenin beyanına bağlı bu fesih gerekçesi nihai değil; işçiler iş mahkemesine dava açarsa ve işverenin bu fesih gerekçesini ispat edecek kuvvetli delilleri olmadığı anlaşılırsa işçiler haklarını alabilir ancak bu gerekçe sayesinde tesislerin kapalı olduğu dönemde işsizlik ödeneği alamayan işçiler üzerinde Eti Bakır baskı oluşturdu ve elini kuvvetlendirdi.

Taşeron oyunu, meslek değişimi

Pek çok işçininse kendilerinin dahi haberi olmaksızın Eti Bakır’dan taşeron şirketlere kaydırılmış olduğu da İŞKUR ve SGK’ya başvurulunca anlaşıldı. E-Devlet üzerinden yapılan sorgulamalarda da, Murgul’da çalışan pek çok işçinin sigorta kaydının “Şentürk Otomotiv” isimli bir Eti Bakır taşeronuna devredildiği görüldü. İşçiler, “Bizim çıkışlarımız taşeron üzerinden verildi ama bize nakil için imza attırmadılar” diyor. Madenciler bu hamlenin de, şirketin toplu işten atmadan doğacak sorumluluk ve zararları azaltma girişiminden kaynaklandığını düşünüyor.

İşten çıkarılan işçilerin birçoğu sigorta kayıtlarının bir taşeron firmaya kaydırıldığını gördü (Fotoğraf: Doğu Eroğlu)

Bir başka usulsüzlükse madencilerin iş tanımlarıyla ilgiliydi. İşten çıkarmalardan sonra sigorta kayıtlarını inceleyen madencilerin bir bölümü, yaptıkları mesleklerin sigorta kayıtlarında değiştirilmiş olduğunu gördü. Örneğin madende JCB operatörlüğü yapan bir işçi sigorta kayıtlarında mesleğinin, “doğalgaz ısıtma ve sıhhi tesisat teknikeri” olarak değiştirilmiş olduğunu fark etti. Ancak Artvin’in Murgul ilçesine doğalgaz henüz bağlanmamış halde; üretim tesislerinde de doğalgaz kullanılmıyor.

Kayıtlarda mesleklerin de değişmiş olduğu görüldü (Fotoğraf: Doğu Eroğlu)

AKPliler ‘komünist’ oldu

Murgul’da yaptığımız görüşme sırasında madencilerin tek ricası, görüşmeye katılan işçilerden hiçbirinin isminin anılmaması, görüşme sırasında çekilen fotoğraflarınsa işçilerin kimliklerini açık etmeyecek şekilde kullanılmasıydı. Murgullu madenciler iş bırakma eylemi sırasında çekilen fotoğraflarda da, kameralara arkalarını dönerek poz vermişlerdi. İşçiler bu konudaki hassasiyetlerinin ‘fişlemeden’ kaynaklandığını anlatıyor. Şirketin Facebook’taki ‘Murgul Siyanüre Hayır Platformu’ndaki içeriği takip edip işçileri takip altına aldığını aktaran madenciler, “Murgul halkını bile ikiye böldüler. Basınla görüşme yapmamız, fotoğraflarımızın yayınlanması tehlikeli. İktidar partisi destekçisi işçilere bile, bizle hak aradıkları için ‘solcu’ veya ‘komünist’ diyorlar” ifadelerini kullanıyor.

Siyanür tekrar gündeme gelebilir mi?

Direniş sürdüğü sırada yaptığımız görüşmede Murgullu işçilere, Cengiz Holdingle uzlaşılamaması halinde maden için işgücü alternatifinin ne olacağını da sormuştum. Murgul’a dışarıdan işçi getirilmesinin mümkün olup olmadığına ilişkin soruma, “Öyle bir şey söz konusu değil. Zaten burada Murgulluların iş bulması için bir yıl önce İşsizler Platformu kurduk. Şirket de işçi alacağı zaman oraya kayıtlı kişiler arasından alıyordu” yanıtını aldım. Bir başka işçi ise Murgul dışından getirilebilecek işçilerle ilgili daha net konuştu: “Buraya dışarıdan işçi getirilemez. Çatışma çıkar!”

AKP Artvin Milletvekili İsrafil Kışla dün TBMM Genel Kurulu’nda yaptığı açıklamada Başbakan, Enerji ve Tabi Kaynaklar Bakanı ile şirket yetkilileriyle yapılan görüşmeler sonrasında işçilerin işe döneceğini ve üretimin tekrar başlayacağını söyledi. Toplu işten çıkarmaya ilişkin arabuluculuk süreci 11 Şubat’ta bitecek. Üretimin başlayacağına dair verilen sözlere rağmen, kazanılmış haklardan olmamak isteyen işçiler yine de işe iade için yargıya başvuracak. Cerattepe’deki tesisteyse daha farklı bir süreç işliyor. Eylemden önce yüzde 16’lık zam oranını kabul etmeyen işçilerin 150 tanesi yüzde 14 zamma razı olup işe döndü bile. Şirket yetkililerinin deyimiyle, “sivrilen işçilerin” de aralarında bulunduğu yaklaşık 40 Cerattepe işçisiyse işe geri döndürülmedi. İşe dönüşüne izin verilmeyenler arasında Eti Bakır Mali ve İdari İşler Direktörü Asım Akbaş ve Artvin İl Genel Meclisi Başkanı Hasan Dilberoğlu’yla görüşen sözcü de bulunuyor.

Murgullu işçiler sendikalı olmamalarına rağmen yerel ilişkiler üzerinden organize olup hak arayabilmeyi başarsa da, süreç bazı madencileri karamsarlığa itti. Cengiz Holding’in Murgul-Damar’da kurmayı planladığı altın işleme ve ayrıştırma tesisleri kapsamında inşa edilmek istenen siyanür havuzlarının engellendiğini anımsatan madenci, şimdi avantajın tekrar Cengiz Holding’e geçtiği görüşünde: “Siyanürü engellediğimizde 1-0 yapmıştık ama şimdi Cengiz 1-1’e getirdi. Şimdi tekrar siyanür havuzları için de bastırabilirler…”

Haber: Doğu Eroğlu – Diken