Artvin Halkevi: Direnişin 2. yılındayız, kararlı ve öfkeliyiz

0
187

Artvin Halkevi Cerattepe direnişinin ikinci yılında bir açıklama yayınladı.

Artvin Halkevi Cerattepe direnişinin ikinci yılında yayınladığı açıklamada, “İki yıl önce bu günlerde Artvin en onurlu günlerini yaşadı: Birliktelik, kararlılık ve özveri

Öncelikle belirtmek gerekirse niyetimiz ne maziyi yad etmek, ne de ah vah etmektir. Mücadele her ne kadar eski sıcaklığında devam etmese de, iş vaatlerine, paraya ve korkularına yenilmeyen binlerce Artvinli için mücadele devam etmektedir.
Zor ve güzel günlerin anısı kararlılığımızı, mücadelenin kaybedilmesi ile Artvin’in yok olacak olması mücadele hırsımızı perçinlemektedir.

‘Maden şirketinin Cerattepe’ye çıkmış olması hatta ve hatta günün birinde kazma vurması dahi bir yenilgi değildir’ demiştik.

Evet artık kazma vurdular. 15 Temmuz’u fırsat bilerek, OHAL koşullarında Cerattepe’ye kazma vurdular. Tıpkı AKP gibi 15 Temmuz’u fırsata çevirdiler. Bir nimet gibi gördüler. Çünkü başka türlü kazma vuramayacaktılar. Belirttiğimiz gibi bu bir yenilgi değildir. Yenilgi madencilerle işbirliği yapanlara aittir. Yenilgi ihale ve iş kapmak için Eti Bakır kapısında onurunu ve Artvini satılığa çıkaranlara; bir dönem Cerattepe’den yana tavır alıp, rüzgar tersten esmeye başlayınca taraf değiştiren karaktersizlere aittir.
Özellikle Artvin’in zenginler listesinde baş sıraları kovalayanlar, Artvin’in kaymağını yiyenler; aç kalmışcasına sıraya girenlere aittir yenilgi.
Yenilgi Cerattepe’nin kalbine beton dökenlere aittir.

Birileri servetine servet katmak için ‘bu iş bitmiştir, madencilerle pazarlığa oturalım’ diyerek Artvin’i satılığa çıkarmış, Artvin’i bir tür pazarlık konusu yapmış olabilir. Birileri gaflet içerisinde bulunup madeni ekmek kapısı olarak görebilirler ancak onların ekmek olarak gördükleri hırsızlıktır. Ekmek ve alın teri olarak gördükleri Artvinlinin geleceğidir. Geleceğimiz üzerinden para kazanmak hainliktir.Bu bahsettiğimiz hırsızlar Artvin’in %5’’ini bile oluşturmamaktadır, halkımızın deyimiyle “zehir, zıkkım olsun”

Madenden nemalanmak isteyenlerin her şey bitti algısına kanmıyoruz. Kaderlerini AKP ile bir görmekteyiz. Diktatörlüğü durdurmak Cerattepe’yi kurtarmaktır. İşte o gün çifte bayram günüdür. Bu mücadele uzun bir mücadeledir. Hırsızlara ve hainlere asla pirim vermeden mücadelemize devam etmeliyiz. Unutmayalım. Direnenler kazanır, direnmeyenler çürür. Çürüdüler

Kısaca geçmişi hatırlamak için şöyle bir yolculuğa çıkalım. Çok değil, direnişten bir ay sonra gerçekleştirdiğimiz etkinlikte okuduğumuz yazının derlenmiş halini direnişin 2. yılı için yayımlıyoruz

“Kimimiz yediğimiz gazın etkisini yeni atlattı, kimimiz ‘Atmaca Bayırı’nda çizdirdiği kaputunu yeni yaptırdı.
Kimimiz direnişte aldığı yarayı henüz saramadı. Aramızda Cerattepe’de nöbet tutmayı özleyenlerin olduğunu bile söyleyebiliriz.
Hatta Cerattepe yollarında zincir sardığı günleri, öyle her şey bittiğinden değil, sadece geçen günlerin özleminden o güzel günleri yad edenlerimiz oluyor. Abi araba lazım Cerattepe’ye çıkacağız,
Hocam aracınızla bizi Cerattepe’ye bırakabilir misiniz?
jeneratör bozuldu, benzin yok, güneş paneli çalışmıyor, tuvaletler tıkalı, odun bitti bunlar kulaklarımızda çınlayan sorunlarımızdan bir kaçı
Bir gece ansızın nöbete çıkma derdi de yok. Her akşam 40 dakika çık, 40 dakika in işi de artık yok.

Artık gaz var, panzer var.

Cerattepe nöbetinde su sorunu bitmezdi, artık su derdimiz de yok, panzerden sıkılan su var, Tencere tava var. Karakollar, savcılıklar var. Tabi yürüyüşlerimiz var, bir de dernekte sık sık toplantılar var, Başbakanlık Köşkü var
Evet bu mücadele, eğrisiyle doğrusuya, zıttı ile dengiyle birçok şeyi içerisinde barındırıyor.
İktidar yanlılarının da olduğu mücadeledir Cerattepe mücadelesi. Cerattepe mücadelesi bir kentin var olması mücadelesidir.
Evet, yeni kuşak anladı ki, okul sıralarında tanıdığı devletin şefkati öyle hiç de samimi bir şefkat değilmiş. Polise taş atanı vatan haini ilan edenlerimiz vardı ama canına tak edince taşa sarılmanın ne demek olduğunu anladı.
Kimi hayır polise taş atılmaz deyip avazı çıktığı kadar bağırdı ve küfretti, kimi oturup ağladı
Kimimiz vatanseverin kimler olduğuna, vatan savunmanın sadece ele bayrak alıp sokağa çıkmak gibi bir şey olmadığı anladı.
Cerattepe mücadelesi öncesi terörist diye gördüğü insanlarla birlikte mücadele edenlerimiz var; buruk, şaşkın ve utangaç bir mücadele.
Ne yapıyorum ben diye içten içe söylenenler oldu. Ancak yaptığının memlekete sahip çıkmak olduğunu bildiği için Katrevan’da, Atmaca’da saatlerce polise direndi.
Tek derdi iş makinelerinin ve dışarıdan gelen polisin Artvin’den gitmesi

Kuşkusuz siyasetin merkezinde değiliz ama hiç değilse iki hafta bile olsa bizi konuştu televizyonlar.

İnsanlar ülkenin dört bir yanında bizler için sokağa çıktı.
Ülkenin umudu biziz. Bütün doğa dostlarının, dağdaki canlının umudu bizde. Biziz gelecek kuşakların umudu.
Bir kentin geleceği bizleriz. Uçsuz bucaksız Çoruh Havzası’nın umudu biziz. Biz bu havzanın son kalesiyiz. Cerattepe düşerse Çoruh düşer yok olur.

Tarih kitaplarında anlatılan kurtuluş hikayelerini her defasında dillendirenler. Cumhuriyet kurulurken birileri yârinin koynundan, birileri ana kucağından çıkıp ülke savunması derdine düştü örnekleri verenler.
Yurdunu seven canı pahasına düşmüştü cepheye diyenler, gün rüştü ispatlama günüdür.
Atalarımız ülkeyi savunmak için her şeyini feda etti cümlelerinin ardına gizlenip memleket sevdalıları kesilenlere işte bir fırsat.
Düş öne ve hiç bir şey düşünmeden memleketin için savaş. Tarihin klasik ezber sayfalarını okuyup duranlar göstersin hünerlerini.
Gün Artvin için mücadele günüdür.
Ardında Cengiz Holding’in çıkarı olan etkinlikleri iki marş ve bayrakla gizlemeye çalışanlara ihtiyacımız yoktur.
Mücadele var gücü ile devam ederken maden karşıtı mücadeleyi zarara uğratacak açıklama yapanlar bilmelidir ki Cengiz Holding’in uşağıdır.
Maden şirketinin Cerattepe’ye çıkmış olması hatta ve hatta günün birinde kazma vurması dahi bir yenilgi değildir.
Yenilgi bir tek Artvinlinin sokağa çıkmadığı gün olur. Eğer bir Artvinli sokağa çıkmıyorsa, madene hayır pankartını tutacak ikinci kişi bulunamıyorsa,
Gaz yiyecek bir kişi daha yoksa, işte o zaman bu mücadele yenilmiştir.
Biz halkız halkın örgütlü gücü karşısında kimse dayanamaz.
Direncimizi ve birlikteliğimizi kırmalarına bu direnişi bitirmelerine izin vermek bu kentten yok olup gitmek demektir.
Direnenler bitti demeden hiç bir şey bitmez daha yolun başındayız.” ifadelerine yer verdi.