Fındıklı Demokrasi Güçleri tarafından “100. Yılında Ekim Devrimi ve Sosyalizm” Paneli Düzenlendi

0
73

Hasan Azaklı

Fındıklı – 02 Aralık 2017 Cumartesi Günü saat: 13.30’da Fındıklı Belediyesi salonunda “100. Yılında Ekim Devrimi ve Sosyalizm” konulu panel gerçekleştirildi. Panele Konuşmacı olarak Sendikacı Fevzi Ayber ve yazar Alp Altınörs Katıldı. Moderatörlüğünü Emek Partisi Fındıklı İlçe Bşkanı Hasan Zorlucan’ın yaptığı panelde Ekim Devrimi öncesi Paris Komünü, İşçi sınıfının mücadele sürecini anlatan  ve akabinde Ekim Devrimi ile birlikte Sovyetler Birliğindeki sosyalist deneyi aktaran sinevizyon gösterimi yapıldı.

Sinevizyon gösteriminin ardından söz alan Emek Partisi Genel Başkan Yardımcısı ve sendikacı  Fevzi Ayber; 1800’lü yıllarda ütopya olan sosyalizmin daha sonra gerçek olmaya başladığını, bu gerçekliğe varmada birçok mücadele ve deneyimlerden geçildiğini aktardı. Bu sürecin akabinde sosyalizmin gerçekliğinin yaşandığını, ilk deneyimin Paris Komünü ile başladığını ve yenilgi ile sonuçlandığını, 1. Paylaşım savaşı öncesi ve savaş sürecinde Avrupa’da işçi sınıfının devrim mücadelesinin yükseldiğini ancak Rusya’da Bolşevik parti örgütlülüğünün etkin olması ve kitleleri örgütlü bir şekilde yönlendirmesi sonucunda Rusya’da Bolşevik devriminin gerçekleştiğini ifade ettti. Bolşevik Devriminden hemen sonra önemli 2 adet kararnamenin yayınlandığını, bu kararnamenin birinin barış kararnamesi olduğunu, bu kararname sonucunda bütün halkların kendi kaderini tayin hakkının tanındığını, çarlık döneminde işgal edilen yerlerden çekilindiğini, barışın sağlanması için adım atıldığını, 2.kararnamenin toprak kararnamesi olarak yayımlandığını, bu kararname ile büyük zengin kulakların topraklarına el konulduğunu ve işçi köylü ittifakının sağlandığını belirtti.

Sovyet Devriminin kapitalist ve emperyalist ülkelerde etkisinin hemen dünyada hissedildiğini, emperyalistlerin devrimi boğmak için kuşatma ve yok etme planlarını devreye soktuklarını, buna karşılık Sovyetler Birliği’nin ulusal kurtuluş mücadelelerine destek vererek bu kuşatmaya karşı önlemler aldığını ifade etti. Sosyalizmin inşası sürecinde kadınlara en demokratik hakların tanındığını, Sovyetler Birliği içinde yaşayan halklar için 130 dilde 6 alfabe ile anadilde eğitimin gerçekleştirildiğini, insanların barınma, sağlık, eğitim sorunlarının parasız olarak gerçekleştirildiğini, istihdamın sağlandığını ifade etti.

Sosyalizmin hem dışardan kuşatılması hem içerden revizyonistlerin ihaneti sonucu çökertildiğini, 2. Paylaşım savaşında nazi faşist saldırıları sonucu 20 milyon Sovyet vatandaşı ve parti kadrolarının katledildiğini belirterek sözlerini sonlandırdı.

Daha sonra söz alan yazar Alp Altınörs kapitalizmin işsizlik olduğunu kitlesel olarak gençliğin işsizliği olduğunu, şimdilerde insanların eski Sovyet dönemine ve ülkesine büyük özlem duyduklarını belirtti. 1990 yılında sosyalizmin açıktan yıkılışı akabinde kapitalist krizin bitmediğini aksine daha büyük krizlerin ortaya çıktığını, dünyayı yok etmeye çalışan ekolojiyi ve dünyayı yok etmeye çabalayan bir vahşi kapitalizmin sürmekte olduğunu bu yüzden 21. yüzyılda insanların önünde “ya sosyalizm ya da barbarlık” seçeneğinin olduğunu, başka alternatifin olmadığını dile getirdi.

Ekim Devriminin ezilen sınıfların bizzat kendilerinin yönetime geldiği bir dönem olduğunu vurgulayan Altınörs, “Ekim devrimi ile üretim araçlarının toplumsallaştırıldığını, sağlık eğitim ve barınma için temel politikalar oluşturulduğunu, Sovyetlerde oluşturulan Cumhuriyetlerin yanısıra, milliyetler için de özerk cumhuriyetler ve özerk bölgeler kurulduğunu bunun sonucunda tüm ezilen halkların kendilerin ifade edebilmelerine olanak sağlandığını belirterek konuşmasını tamamladı.

Konuşmaların tamamlanmasından sonra soru-cevap bölümüne geçildi. Dinleyicilerin yazılı ve sözlü soruları cevaplandırıldı. Panele10 Ekim Ankara Gar Katliamı’nda katledilen Elif Kanlıoğlu’nun anne ve babası, çeşitli siyasi parti ve çevreleri, kitle örgütü temsilcileri, akademisyenler katıldı. Etkinliğe kadınların yoğun katılımları dikkat çekti.