Köy köy gezerek, Laz atasözü ve deyimlerini yaşatıyor

0
60

Birleşmiş Milletler Eğitim Bilim ve Kültür Örgütü’nün (UNESCO) kaybolan diller arasında gösterdiği Lazca’yı yaşatmaya çalışan Ramazan Kosanoğlu Klemurişi, Rize ve çevre illerdeki köyleri dolaşarak Lazca atasözlerini ve deyimleri derliyor.

Rize’nin Çamlıhemşin ilçesine bağlı Mek’alesk’iriti (yeni adı Dikkaya) köyünde dünyaya gelen Ramazan Kosanoğlu’nu herkes ailesinin lakabı olan Klemurişi adıyla tanıyor. Klemurişi, Lazcada ‘ateşin üzerinde asılı zincir’ anlamına geliyor. Çiftçilik yapan ve inşaatlarda kalıp ustası olarak çalışan Klemurişi bugüne dek bin 500 Lazca deyim ve atasözüne ulaştı. Lazcayı ve Laz kültürünü yaşatmak adına çeşitli dergilerde ve yerel gazetelerde yayınlar hazırlayan Klemurişi, “Dünyanın neresine giderseniz gidin kimliğiniz ve kültürünüzle varsınız ve öyle kıymet görürsünüz” diyor.

 

‘HER GEÇEN GÜN GEÇMİŞİMİN YOK OLDUĞUNU DÜŞÜNÜYORUM’

Türkçeyi ilkokulda öğrenen Klemurişi, Laz kültürünü ve dilini yaşatmak adına 10 yıl önce ‘www.lazca.org’ adında internet platformu kurdu. Kaybolmaya yüz tutan Lazca’nın diğer nesillere aktarılması için, yaşadığı şehir Rize’nin çevresindeki köyleri dolaşmaya başladı. Lazca bilen yaşlılara ulaşıp kamerasıyla kayıtlar alan Klemurişi, derlediği bin beş yüz deyim ve atasözünü genişletip kitap olarak hazırlamayı planlıyor. Köyde yaşamına devam eden araştırmacı, “Şehre indiğim zaman alışverişlerimi Lazca yaparım ve çok ilginçtir Gürcü muamelesi görüyorum. Böyle bir hale geldik. Eğitim dili Türkçe olduğundan insanlar kendilerini Türkçe ifade ediyorlar. Evde Lazca konuşan insanlar şehre indiklerinde Türkçe konuşma gereğini hissediyorlar. Dolayısıyla Lazca konuştuğunuzda biraz da baskın dilden kaynaklı olarak insanlar sizi yabancı görüyorlar. Tam da burada farkındalık yaratma çabasına giriyorsunuz. Dilin yok oluşunu görüyorsunuz. Şehirlerle köyler arasında sıkışmış bir dil var ve her geçen gün geçmişimin yok olduğunu düşünüyorum” diye konuştu.

YÜREKTEN KONUŞAN İNSANLARIN, SAKLAMA İHTİYACI DUYDUĞU KELİMELER

Derlemeler sırasında Türkçeleştiremediği birçok anlamlı kelimeye ulaşan araştırmacı, “Yürekten konuşan insanların saklama ihtiyacı duyduğu kelimelerle karşılaşıyorsunuz. Bunlar göz göre göre ölüyorlar. Dil ile birlikte kültür de yok oluyor. Bu yok oluşa bir nebze olsun dur demek için başladım bu işe” dedi.

Özellikle Lazca’yı hâlâ konuşan yaşlılara mikrofon uzatan Klemurişi, “Ağırlık olarak kameramı alıyorum ve yaşlılarla konuşmaya başlıyorum köy köy gezerek. Çünkü yaşlılar biraz daha geçmişi köklü olan ve Türkçe’den, diğer dillerden etkilenmeyen insanlar oluyor. Yaşlılara mikrofon uzatıp o dönemin yaşantısıyla ilgili sorular soruyorum. Lazcanın yapısıyla da ilgili bir durum, deyimler inanılmaz fazla kullanılıyor. Kaybolan bir dil ve kültür söz konusu olunca insanlarla sohbet havasında bunu yapmaya çalışıyorum. Eski deneyimlerini sorup birbirleriyle nasıl iletişim halinde olduklarını ortaya çıkarmayı amaçlıyorum. Karadenizliler olarak kameradan çok çekinen insanlarız. “Bunu internete koyma” diyen insanlar oluyor. Buralı olmamın avantajını da kullandığımı düşünüyorum. Genelde olumlu dönüşler alıyorum” sözleriyle deneyimlerini aktardı.

Lazca bilenlerle sohbet ederek ortaya çıkan deyim ve atasözleri bir kitapta toplanacak.

‘KEDİNİN SIRTI YERE GELMEZ’

Laz kültürünün yok olmaması için farkındalık faaliyetlerine devam edeceğini belirten Klemurişi, bu tarz çabaların diğer insanlar tarafından da yaygınlaşmasını talep ediyor. “Bunu bireysel anlamda yaşatmak çok zor. Buna sistematik olarak devletin yapması gerekiyor. Siyasetçiler başta olmak üzere yönetim, yok olan bu dile katkı sağlamalıdır. Onlar da dert edinmeli çünkü bu bir insanlık mirası” diyen Klemurişi, ulaştığı bazı deyim ve atasözlerini paylaştı:

-Ya nek’aşa ya balantenişa: Ya kapıdan ya pencereden (Çıkmaza girdiğinde söylenen sözdür. Yol aranır, girişimde bulunulur).

-Dudisk’ani si içaminar: Kendi başını kendin kaşıyacaksın (Kendi başının çaresine bakacaksın).

-K’at’u k’ap’ula vacontxay: Kedinin sırtı yere gelmez (Hatasını kabul etmeyen insan için söylenir.)

-Zxomi k’udeli var ce3’vak’ni: Balığın kuyruğundan bile tutmadın (Daha işin başında bile değilsin).

-Naeyurer dulyate ojginar: Düşmanını çalışmakla/üretmekle yeneceksin.

Serkan Alan / Gazete Duvar