Laz Edebiyatı / Mçaraloba – 4 – Kamil Aksoylu

0
62

Kamil Aksoylu

Yazı dizimizin son bölümünü Lazlar arasında pek bilinmeyen ve az sayıda örnekleri olan maniler, tekerlemeler ve erotik şiirlere ayırdık. Örneklerin az oluşuna bakılırsa Lazcanın yazılmayıp sözlü bir dil olarak günümüze gelirken çok sayıda mani ve tekerlemelerin kaybolduğu ya da bizim ulaşamadığımız anlamına geliyor. Şiirler, destanlar ve deyimlerde rastladığımız zenginliğe ulaşamadık maalesef. 

Tekerlemeler kalıplaşmış uyaklı söz dizisidir. Bazen masalların giriş ya da son bölümlerinde, kimi zaman da oyun başlangıçlarında tekerlemelere rastlanır. Çocuklarda konuşma ve ifade anlayışlarını geliştirir. Maniler, aşk, sevda, gurbet gibi konularda ölçülü yazılabilen halk edebiyatı türüdür. Genelde tek dörtlük halinde olup bazen de birkaç dörtlük halinde de olabilirler. Maniler söyleyeni belli olmayan anonim eserlerdir.

Laz kültürü ile ilgili yaptığımız alan çalışmalarında rastladığımız az sayıda tekerlemeli sözcükler ve manilerle ilgili birkaç örneği okuyucularla paylaşıyoruz.

K’arağalaşi K’at’u
K’arağalaşi k’at’u
Nat’u mat’u Sağa
Skafindi gyat’u
K’ut’u nalat’u

Karagalın kedisi
sola daldı
Leğen altında kaldı
Pipisi ezildi

Xalidi
Sort’i sort’i Xalidi
Nçxomis bort’i nandidi
Nçxomi soren Xalidi
Varmaç’opu nandidi
Mu p’ç’k’omaten Xalidi
Lu p’ç’k’omaten nandidi

Nerelerdeydin Halidim
Balıktaydım nandidim
Balık nerede Halidim
Tutamadım nandidim
Ne yiyeceğiz Halidim
Lahana yiyeceğiz nandidim

Nandidi: Babaanne

Oyali Yazma

Oyali yazma giğun
Oyali yazmaş tude
Ofidi uça giğun
Ofidi uçaş tude
Tolepe ala giğun
Tolepe alaş tude
Çxindi k’un3’ala giğun
Çxindi k’un3’alaş tude
Nuk’u kaytana giğun
Nuk’u kaytanaş tude
Ali kart’ala giğun
Ali kart’alaş tude
3i3i makvali giğun
3i3i makvaliş tude
Ump’a k’ut’ala giğun
Ump’a k’ut’alaş tude
Selvi sanduği giğun
Sanduği gemk’oli do
Nk’ola muşi ma miğun

Oyalı yazman var
Oyalı yazmanın altında
Kaşların karadır
Kara kaşların altında
Gözlerin eladır
Ela gözlerin altında
Burnun sivridir
Sivri burnun altında
Yüzün ay gibidir
Ay yüzünün altında
Boynun yay gibidir
Yay boynunun altında
Memelerin yumurta gibidir
Yumurta memelerin altında
Göbeğin çukurcadır
Çukur göbeğinin altında
Selvi sandığın var
Sandığı kilitledim
Anahtarı bendedir

Ve erotik şiirlerle dizi yazımızı sonlandıralım
Kadının cinsel bir obje olarak sunulup her türlü cinsel sömürünün yapıldığı günümüzde erotik şiir ya da erotizmin edebiyatından söz etmek kültüre ve sanata ne katabilir diye sorulabilir. Biz edebiyatta, şiirde ve güzel sanatlar gibi kültürel estetiklerde erotizmin kullanılmasından söz ediyoruz. Erkeklik ve dişilik gereği bütün canlılarda var olan cinsel özellikler, doğal olarak edebiyat, müzik  ve güzel sanatlar gibi yaşama dair her alana yansımıştır. Erotizm de hayata ve yaşama dair en önemli değerlerin içinde yer alan cinsel bir tutku ve cinsel bir aşk olarak tanımlanıyor. Sunacağımız örneklerde Lazların da yaşamlarında ve kültürlerinde aynı aşk, aynı tutku ve aynı duygularla erotizmin estetiklerini şiirlere taşıdığını görüyoruz.

Mele mole daz’i ren
Bozos mundi az’iren
Tik’ani ti postonu
Bozos uğun nostoni
İsinaşen gebulur
3an3a elak’ideri
Ar bozo komemagu
Buz’epe gelak’ideri
K’arğaç’i pxorxi
Xepe memolu
Bozope bz’irişi
Şavval gelemolu
Avli skanis ant’ama
Pukoroms var içanen
Do hek’o didi mundi
Bozos muç’o naçanen
Kale bozo Xopuri
Çarbepe topuri
Ela ela mi3’umer
Coxo var gemoz’ini
Momçi momçi mu3’ume
P’orcas gelemiz’ini

Her yer dikenlik duruyor
Kızın poposu görünüyor
Kuzu kafası postludur
Kızın lezzeti tatlıdır
Yayladan iniyorum
Heybem omuzuma asılmış
Öyle bir kıza rastladım ki
Memeleri saçılmış
Karaağaç budadım
Kollarım kopuverdi
Kızları görünce
Pantolonum düşüverdi
Evinin önü şeftali
Çiçek açar meyve vermiyor
Bir kızın poposu
Nasıl o kadar büyüyor
E kız Hopalı
Dudakları ballı
Gel gel diyorsun
Benim adım yok mudur
Ver ver diyorsun
Her zaman kucağımda mıdır

Şiirler anonim. Türkçeleştiren Kamil Aksoylu

  

Si Çkimi Do Ma Skani

Emokti do memokti
Memokti do momokti
Oncire skanis gemokti
Hamseri hak namopti
Si çkimi do ma skani
Bere steri elemikaçi
Gomak’ori momikaçi
Nuk’us nuk’u memokaçi
Şuris şuri domikaçi
Si çkimi do ma skani

Evirip çevir beni
O yana bu yana döndür beni
Yatağına devir beni
Bu gece buraya geldim
Sen benimsin ben senin
Çocuk gibi kucakla beni
Sarılıp mıncıkla beni
Yüzüm yüzüne sür beni
Nefes nefese sar beni
Sen benimsin ben senin

Şiir Hasan Cavit Türkçeleştiren Kamil Aksoylu

Laz Edebiyatı ile ilgili yazı dizimizi burada sonlandırıyoruz. Bir kez daha yinelemekte yarar görüyorum. Laz Edebiyatını şiiri, romanı, masalı ve oyunu ile birlikte tam olarak sunabilmek için yeterince yazılı kaynak olmasa da, çok köklü ve zengin bir sözlü edebiyat geleneğinin varlığı gözleniyor. Yüzlerce yıldan beri yazılmayıp çizilmeyen, alfabesi kullanılmayan, baskılı ya da baskısız çeşitli caydırıcı yöntemlere maruz kalan, bugün çok lokal olarak yarım yamalak konuşulabilen bir dilin sözlü edebiyatının günümüze bu denli zengin  gelebilmesi dilin gücü ile alakalı olsa gerek. Dilin yazı ile ifade edilememesi bir yerde sözün gücüne dönüşmüş. Ezcümle Laz Halk Edebiyatı gerek dil kullanımı açısından, gerek de edebi açıdan incelenmesi gereken el değmemiş bir alandır. Umutla, dirençle, dostlukla.