Natamam – Ateş İlyas Başsoy

0
174

Ateş İlyas Başsoy

 

“Tamam” konulu bir derlemeye benden de yazı istediler.

“Yazarım ama beğenmeyebilirsiniz” dedim. Baktım ısrar devam ediyor, aşağıdaki metni yazdım.

Reklamcılığın ilk yıllarında bir kadın pedi üreticisi için marka adı bulma işi gelmişti. Ben “Dracula” markasını önerdim. Altında “Dünyaca ünlü kan emici” yazacaktı… Bu önerim tamamı erkeklerden oluşan ajans yönetim kurulunda çok beğenildi. Gaza gelip ikinci bir fikir daha buldum: “Markanın adı Kapitalizm olsun” dedim. Bunun sloganı da “Sonuna kadar emer”di… Herkes gülüyor ve beni neşeyle kutluyordu. Tüm ajansa “çok zeki” olduğumu kanıtlamıştım, keyfime diyecek yoktu.

Sonra bir öğle yemeği molası sırasında Maçka Parkı’nda dolaşırken ekibimizin tek kadın üyesi olan 20 yaşındaki stajyer kızın karnına ağrılar girdi. Biz bir şey anlamadık ama yoldan geçen birkaç kadın hemen anladı. Kıza yardımcı oldular ve bir tuvalete kadar eşlik ettiler.

O anda fark ettim: Kadın pedine Dracula veya Kapitalizm adlarını önermek beni erkeklerden oluşan bir jüri önünde meşhur edebilirdi ama erkeklere her zaman tuhaf gelen “kadın dünyası” içinde bu markaların yeri yoktu. Kadın pedini kadınlar satın alıyordu, o nedenle kadın gibi düşünmeliydik, zevzek bir erkek gibi değil.

İletişimin bir numaralı kuralı her ateşli söylevde değişir ama bana göre en can alıcı şey yukarıda anlattığım konudur: “Hedeflediğin kişinin dilinden konuş”

“Tamam” sloganı bence bir felaket. Çünkü bu sloganı CHP seçmenine sesleniyor. Oysa Muharrem İnce’nin CHP’li seçmene değil, AKP’li seçmene seslenmesi gerek.

Slogan felaket çünkü bu sloganın sahibi Recep Tayyip Erdoğan. Erdoğan genç AKP’lilere “Tamam mı, devam mı?” diye sordu, “tamam” esprisi o anda sosyal medyada patladı.

Bir yere kadar iyi hoş, iki tweet atmaktan hiçbir zarar gelmez… Ama bir yerden sonra işler değişiyor. Sadece siyasette değil, iletişimin her alanında tartışmasız geçerli bir durum var: Kimin söylemini tekrarlıyorsan, onun takipçisi olursun.

Biz “tamam” dedikçe bu aksiyon, şu reaksiyonları doğuruyor:

1 – CHP seçmeni neşeleniyor, keyifleniyor ve alaycı bir hale geliyor. Oysa bu ruh hali CHP’ye her seferinde pahalıya patlıyor.

2 – AKP seçmeni bileniyor, kamplaşıyor. Sağ oylar 65, sol oylar 35 olduğu sürece bu kamplaşma hep AKP’ye yarıyor.

3 – RTE belli etmese de, mutluluktan havalara uçuyor. Çünkü yıllardır kazanmasına neden olan durum bir kez daha gerçekleşiyor: Muhalif seçmen “Memleket için ne yaparız?” sorusu altında değil, “Anti Tayyip” söylem altında toplanıyor. John Fowles’in kulakları çınlasın: Muhalif seçmen yaptığı muhalefetle muhalif olduğu şeyi güçlendiriyor.

Erdoğan’ın söylemini devam ettirmek, Erdoğan’ın ratingini artırıyor… AKP için bu durum, kaymaklı ekmek kadayıfı.

Ez cümle, “Tamam” sözcüğünü kullanmak AKP’ye ve Erdoğan’a hizmet ediyor.

CHP seçmeni bir kez daha, konuşması ve ikna etmesi gereken seçmeni yani AKP’ye oy veren ama AKP ile sağlam bağları olmayan “siyasetsiz seçmeni” ıskalıyor, dahası bu seçmeni karşı kutba itiyor.

“Tamam” demek hem CHP’ye, hem İnce’ye zarar veriyor.

Gerçi 25 milyon icra davasının olduğu bir ülkede “Tek Davam Türkiye” sloganını kullanmak gibi bir başarı daha var, CHP tarafında.

Sanırım CHP hayatı kendi istediği gibi görmek istiyor. Kadın pedi markası için “kadın gibi” düşünmüyor. AKP seçmeni ile konuşmak CHP iletişiminin aklından bile geçmiyor.

Çok geç değil, sloganlar yanlış da olsa, İnce’nin söylemleri etkili ve yerinde…

CHP kazanmak istiyorsa, AKP’li gibi düşünmeli ve bir kısım AKP seçmenini ikna edecek şekilde konuşmalı.

Düşüncelerim böyle, editörler basar mı bilmiyorum ama başta da söyledim ya:

Bunu siz istediniz.