Artvin’de Devlete Borcu Olanlara Müjde

0
352

ARTVİN – Vergi affını içeren kanun tasarısı Genel Kurul’da görüşülerek Vergi ve vergi cezaları, gecikme faizleri, gümrük vergileri, SGK ve belediye alacaklarını yeniden yapılandırılmasına ilişkin yasa tasarısı TBMM Genel Kurulunda kabul edildi.

“Kamu Alacaklarının Yeniden Yapılandırılmasına İlişkin Kanun Tasarısı” yani vergi affı düzenlemesi hakkında Maliye Bakanı Naci Ağbal yaptığı açıklamada 90 milyar, sosyal güvenlik primleri olarak da yaklaşık 72 milyar olmak üzere toplam 162 milyar liralık borcun vatandaşın lehine yeniden yapılandırılacağını ifade etmişti. Vergi dairelerinde kayıtlı olan 90 milyar lira tutarında vergi borcu yeniden düzenleme kapsamına girecek. Yeni düzenlemeden yaklaşık 4,5-5 milyon kişi yararlanacak. Vergi affı düzenlemesi geçmişe yönelik tüm borçları kapsayarak, kısıtlama getirmeyecek.

Düzenleme 30 Haziran 2016 Tarihine Kadar Olan Borçları Kapsayacak

Maliye Bakanı Naci Ağbal’ın yayımladığı açıklamada şu ifadelere yer verildi: “Vergi borcu düzenlemesinin önemli noktaları şöyle, düzenleme 30 Haziran 2016 tarihine kadar olan borçları kapsayacak.

(2016 yılına ilişkin olarak 30 Haziran 2016 tarihinden önce tahakkuk eden vergilerin de bu kapsama girdiğini hatırlatmakta fayda var. Ancak Motorlu Taşıtlar Vergisi 2. taksit ödemesi bu kapsama girmiyor). Vergi ve prim borçlarında indirim yapılmayacak. Borçlara uygulanan gecikme zammı silinecek ve yurtiçi fiyat endeksi artışı kadar fark eklenecek. İndirimle belirlenen yeni borca 18 ay taksit imkanı verilecek. Borcunu peşin ödeyene ‘faiz ve gecikme zammının yüzde 50’si oranında ilave bir indirim daha yapılacak. İtilaflı vergi ve sigorta borçları yeniden yapılandırılacak. Devam eden bir vergi incelemesine dönük olarak belli oranda bildirimde bulunulur ve bu ödemeler yapılırsa vergi ödemeleri de süratle tamamlanır. Stok affı getirilecek. Gecikme zammı silinecek, kalan tutara yurtiçi fiyat endeksi artışı kadar fark eklenecek (Böylelikle 100 TL’lik bir borcun gecikme cezasında yüzde 45 oranında indirim sağlanacak). İndirimle belirlenen yeni borca 18 ay taksit imkanı sağlanacak. Borcunu peşin ödeyenlere ise ilave bir indirim daha sağlanacak. Başta emlak vergisi olmak üzere belediyeler tarafından tahsil edilen vergiler ve hizmet bedelleri de yeniden yapılandırma kapsamına giriyor. Vergi ve prim borcu peşin ödenirse faiz ve gecikme zammının yüzde 50’si alınmayacak (100 TL tutarında vergi ve 70 TL gecikme faizi olarak düşünüldüğünde 170 TL tutarında alacağı takip edilen bir vatandaşın, yeniden yapılandırmaya başvurduğu takdirde 70 TL’lik gecikme faizi yeni düzenleme ile yeniden hesaplanacak. Borcun ödenmeyen dönemlerinde gerçekleşmiş olan Yİ-ÜFE oranı kullanılacak. Bu sayede 70 TL tutarındaki gecikme zammı 40 TL’ye kadar düşecek. Peşin ödemede ise yüzde 50’lik kısmı alınmayacak yani 40 TL’lik gecikme zammı 20 TL olarak uygulanacak ve 140 TL’lik tutar 120 TL’ye gerileyecek. Düzenleme ile işletmelerin kasa ve ortaklardan alacaklarına ilişkin düzenlemeye gidilecek. İşletmede olduğu halde kayıtlarda yer almayan emtia, makine, teçhizatın kayıt altına alınması sağlanacak. Kasa mevcutları düzeltilecek. Gelir ve kurumlar vergisi ile KDV mükelleflerinin geçmiş 5 yıla ilişkin olarak daha önce beyan ettikleri tutarları belli oranlarda artırmaları halinde Maliye Bakanlığı’nın geçmişe dönük herhangi bir vergi incelemesi yapılmayacak.”

Vergi borcu taksitlendirmesi nasıl yapılacağı hakkında açıklamalar yer veren Ağbal, “ Yapılandırma başvurularında 6, 9, 12 ve 18 eşit taksitte ödeme seçeneği sunuluyor. 6 taksit için 1,08, 9 taksit için 1,12, 12 taksit için 1,16 ve 18 taksit için 1,24’lük katsayılı ile çarpılarak çıkan tutar taksit sayısına bölünüyor. Taksitler birer ay atlayarak ödeniyor. Taksitle ekleme seçilmesi durumunda ilk taksit ödemesi ve ikinci taksit ödemesinin zamanında eklenmesi çok kritik. Bunlar zamanında eklenmez ya da kalan taksitlerin bir takvim yılında 2’den fazla taksit süresinde eksik ödenirse ya da ödenmezse yeniden yapılandırma hakkı kaybedilir. İlk 2 taksit dışında, taksitlerin bir takvim yılında 2 ya da daha az aksatılması durumunda eklenmeyen ya da eksik eklenen taksitlerin gecikme zammı oranları hesaplanandan geç ödeme faizi ile birlikte son taksit sürecini izleyen ayın sonuna kadar eklenmesi durumunda yapılandırma hakkı yine kaybolur” ifadelerinde bulundu.

Vergi yapılandırması son başvuru tarihi hakkında açıklamalara yer veren Ağbal, “ Geçen hafta Plan ve Bütçe Komisyonu’nda kabul edilen bazı alacakların yeniden yapılandırılmasına ilişkin yasa teklifi de bu hafta Genel Kurul’da görüşülmeye başlanacak. Bu durumda bu ay içinde kabul edilirse ve yürürlüğe girerse 30 Haziran 2016 tarihinden önceki dönemler ile alakalı olarak bulunan borçların Ekim ayı sonuna kadar vergi dairelerine ve sosyal güvenlik kurumu dairelerine müracaat edilerek vergi borçlarına yönelik Kasım ayından itibaren, prim borçlarına yönelik ise Aralık ayından itibaren taksitli ya da peşin olarak ödeme yapılabilecek” şeklinde açıklamalarda bulundu.

Gecikme Zamları da Yeniden Yapılandırma Kapsamında Yer Alacak

Maliye Bakanlığına bağlı tahsil dairelerince takip edilen vergi ve bunlara bağlı vergi cezaları, askerlik, seçim, nüfus, trafik karayolu geçiş ücreti ve RTÜK idari para cezaları, gümrük vergileri, taşınmaz kültür varlıklarının korunmasına katkı payı, sigorta primleri, topluluk sigortası primleri, emeklilik keseneği ve kurum karşılığı, işsizlik sigortası primi, sosyal güvenlik destek primi, genel sağlık sigortası prim alacakları ile bu alacaklara ilişkin her türlü faiz, zam, gecikme zammı, gecikme faizi, cezai faiz ve gecikme cezaları yeniden yapılandırılacak.

Ayrıca belediyelerin idari para cezaları, su, atık su ve katı atık ücreti alacakları, belediyelere ödenmesi gereken paylar hariç, beyana dayanan vergilerde ve 2016’ya ilişkin 30 Haziran’dan önce tahakkuk eden vergi ve bunlara bağlı vergi cezaları, gecikme faizleri, gecikme zamları da yeniden yapılandırma kapsamında yer alacak.

Yapılandırmalar, 30 Haziran da dahil, bu tarihten önceki dönemi kapsayacağını belirten Maliye Bakanlığı yaptığı açıklamanın devamında; “Kesinleşmiş kamu alacakların asıl tutarlarının tahsilinden vazgeçilmeyecek. Bu asıllara uygulanan gecikme faizi, gecikme zammı ve gecikme cezası yerine yurt içi ÜFE esas alınarak belirlenecek tutar ödenecek. Bazı varlıkların milli ekonomiye kazandırılmasına ilişkin hükümler ile İş Kanunu ile Bazı Kanun ve KHK’larda Değişiklik Yapılması ile Bazı Alacakların Yeniden Yapılandırılmasına Dair Kanun hükümlerine göre yapılandırılan alacaklara ilişkin hükümler de kapsama alınacak. Bu yıla ilişkin tahakkuk eden motorlu taşıtlar vergisinin ikinci taksidi kapsam dışı kalacak” ifadelerine yer verildi.

Maliye Bakanlığı, il özel idareleri ve belediyelere bağlı tahsil dairelerince takip edilen alacaklardan, vergilerin ödenmemiş kısmı ile bunların gecikme faizi ve gecikme zammı yerine, Yİ-ÜFE aylık değişim oranı esas alınacağını belirterek, “sadece gecikme faizi, gecikme zammı gibi fer’i alacağın ödenmemesi halinde Yİ-ÜFE oranında hesaplanan tutarın belirtilen süre ve şekilde tamamen ödenmesi şartıyla, vergilere bağlı gecikme faizi ve gecikme zammı gibi alacaklar, ödenmiş olanlar dahil olmak üzere asla bağlı kesilen vergi cezaları ve bunların gecikme zamlarından vazgeçilecek. Bir vergi aslına bağlı olmaksızın kesilmiş vergi cezaları ile iştirak nedeniyle kesilen vergi cezalarının yüzde 50’si ve bu tutara gecikme zammı yerine, Yİ-ÜFE esas alınarak hesaplanacak tutarın; ödenmeyen alacağın sadece gecikme zammından ibaret olması halinde gecikme zammı yerine Yİ-ÜFE esas alınarak hesaplama yapılacak. Bu tutarın belirtilen şekilde tamamen ödenmesi şartıyla cezaların kalan yüzde 50’si ve bu cezalara bağlı gecikme zamlarının tamamı tahsil edilmeyecek. Askerlik, seçim, nüfus, trafik, karayolu taşıma, RTÜK idari para cezalarının tamamı ile bunların dışında kalan asli amme alacaklarının ödenmemiş kısmının tamamı, bunlara bağlı fer’i alacaklar yerine Yİ-ÜFE esas alınarak hesaplama yapılacak. Alacağın sadece fer’i alacaktan ibaret olması halinde hesaplanan bu tutarın ödenmesiyle, faiz, cezai faiz, gecikme faizi, gecikme zammından vazgeçilecek. Vergi veya gümrük vergilerinin ödenmemiş kısımlarının tamamı ile bu asıllara bağlı faiz, gecikme faizi ve gecikme zammı gibi kamu alacaklarında da aynı hüküm uygulanacak” ifade edildi.

Kanuna göre, kanunun kapsadığı dönemlere ilişkin olarak inceleme ve tarhiyat aşamasında bulunan alacaklara yönelik başlayan vergi incelemeleriyle, takdir, tarih ve tahakkuk işlemlerine devam edileceğini belirten Maliye Bakanlığı, bu işlemlerin tamamlanmasından sonra tarh edilen vergilerin yüzde 50’si ile bu tutara gecikme faizi yerine Yİ­-ÜFE oranı esas alınarak hesaplanacak tutar ile bu tarihten sonra ihbarnamenin tebliği üzerine belirlenen dava açma süresinin bitim tarihine kadar hesaplanacak gecikme faizinin tamamının, vergi aslına bağlı olmayan cezalarda cezanın yüzde 25’inin; vergi aslının yüzde 50’sinin, vergi aslına bağlı olmayan cezalarda cezanın yüzde 75’inin, vergilere düzenlemenin yayımlandığı tarihe kadar uygulanan gecikme faizinin ve vergi aslına bağlı cezaların tamamının tahsilinden vazgeçileceğini belirtti.

Maliye Bakanlığı açıklamasının devamında şu ifadelere yer verdi: “ihbarnamenin tebliğ tarihinden itibaren 30 gün içerisinde yazılı başvuruda bulunularak, ikişer aylık dönemler halinde 6 eşit taksitte ödenmesi gerekecek. Kanunun kapsadığı dönemlere ilişkin olarak iştirak nedeniyle kesilecek vergi ziyaı cezalarında, cezanın yüzde 25’ini belirtilen süre ve şekilde ödemeleri halinde cezanın kalan yüzde 75’i tahsil edilmeyecek. Kanunun kapsadığı dönemlere ilişkin olarak, kanunun yayımlandığı tarihten önce tamamlandığı halde bu tarihte ya da bu tarihten sonra vergi dairesi kayıtlarına intikal eden takdir komisyonu kararları ve vergi inceleme raporları üzerine gerekli tarh ve tebliğ işlemlerinin yapılması ve belirlenen tutarın, belirtilen süre içerisinde ödenmesi şartıyla bu düzenlemelerden yararlanılacak. Mükelleflerin düzenlemeden yararlanabilmeleri için dava açmamaları gerekecek.

Düzenlemenin yayımlandığı tarih itibarıyla Vergi Usul Kanunu’nun tarhiyat öncesi uzlaşma hükümlerine göre uzlaşma talebinde bulunulmuş, ancak uzlaşma günü gelmemiş ya da uzlaşma sağlanamamış olmakla birlikte vergi ve ceza ihbarnameleri mükellefe tebliğ edilmemiş alacaklar da düzenleme kapsamında olacak.

Emlak Vergisi Bildiriminde Bulunmayanlar Dikkat

Vergi Usul Kanunu’na göre kanunun yayımlandığı tarihi izleyen 2. ayın sonuna kadar pişmanlıkla beyan edilen matrahlar üzerinden tarh ve tahakkuk ettirilen vergilerin tamamı ile pişmanlık zammı yerine hesaplanan Yİ-ÜFE tutarının belli bir ödeme planı kapsamında ödenmesi şartıyla pişmanlık zammı ve vergi cezalarının tamamının tahsilinden vazgeçilecek.

Vergi Usul Kanunu kapsamında kendiliğinden verilen beyannameler üzerinden tarh ve tahakkuk ettirilen vergilerin tamamı ile gecikme faizi yerine hesaplanan Yİ-ÜFE tutarının, belli bir ödeme planı kapsamında ödenmesi şartıyla gecikme faizi ve vergi cezalarının tamamı alınmayacak.

2016 yılı ve önceki vergilendirme dönemlerine ilişkin emlak vergisi bildiriminde bulunmayan veya bildirimde bulunduğu halde vergisi eksik tahakkuk eden mükelleflerce bildirimde bulunulması ve tahakkuk eden vergi ve taşınmaz kültür varlıklarının korunmasına katkı payının tamamı ile bunlara bağlı gecikme faizi ve gecikme zammı yerine hesaplanan Yİ-ÜFE tutarının ödenmesi şartıyla bu alacaklara bağlı gecikme faizi, gecikme zammı ve vergi cezalarının tamamının tahsili yapılmayacak.

Mükellefler, belirlenen şartlar dahilinde gelir ve kurumlar vergisi matrahlarını artırdıkları takdirde, kendileri hakkında artırımda bulunulan yıllar için yıllık gelir ve kurumlar vergisi incelemesi ve bu yıllara ilişkin olarak bu vergi türleri için daha sonra başka bir tarhiyat yapılmayacak.

Mükelleflerin, düzenlemede belirtilen şartlar dahilinde gelir (stopaj) veya kurumlar (stopaj) vergisini artırmaları halinde, vergiyi ödemeyi kabul ettikleri yıllara ait vergilendirme dönemleri ile ilgili olarak artırıma konu ödemeler nedeniyle gelir (stopaj) veya kurumlar (stopaj) vergisi incelemesi ve tarhiyatı da olmayacak.”

KDV Yönünden Vergi İncelemesi ve Tarhiyatı Yapılmayacak

KDV mükelleflerinin vergi artırımında bulunmaları halinde artırımda bulundukları dönemler için haklarında KDV yönünden vergi incelemesi ve tarhiyatı yapılmayacağı açıklamasını yapan Maliye Bakanlığı, “Matrah veya vergi artırımında bulunan ve bu konudaki şartları yerine getiren mükelleflerin, defter ve belgeleri incelenmeyecek ve artırıma konu vergilerle ilgili tarhiyat yapılmayacak. Mükelleflerin, defter ve belgeleri üzerinde daha önce vergi incelemesi yapılmış olması, ilgili yıllar için mükellefler tarafından matrah veya vergi artırımında bulunulmasına engel olmadığı gibi idarenin artırımda bulunulmayan yıllar veya dönemler için vergi incelemesi yapma hakkı saklı kalacak.

Matrah veya vergi artırımında bulunulması düzenlemenin yayımlandığı tarihten önce başlanılmış vergi incelemeleri ve takdir işlemlerine engel oluşturmayacak. İnceleme yapma hakkına yönelik hükümler saklı kalmak kaydıyla vergi incelemeleri ve takdir işlemlerinin kanun yayımlandığı tarihi izleyen ayın başından itibaren bir ay içerisinde sonuçlandırılamaması halinde bu işlemlere devam edilmeyecek. Bu süre içerisinde sonuçlandırılan vergi incelemeleri ile ilgili tarhiyat öncesi uzlaşma talepleri dikkate alınmayacak.

Kanunla, işletmelerde mevcut olmasına rağmen kayıtlara yansıtılmamış emtia, makine, teçhizat ve demirbaşlar da kayda alınıyor.

Gelir ve kurumlar vergisi mükellefleri (adi, kollektif ve adi komandit şirketler dahil) işletmelerinde mevcut olduğu halde kayıtlarında yer almayan emtia, makine, teçhizat ve demirbaşların kendilerince veya bağlı oldukları meslek kuruluşlarınca tespit edilecek rayiç bedeliyle, öngörülen sürede vergi dairelerine bir envanter listesiyle bildirerek defterlerine kaydedebilecekler.

Gelir veya kurumlar vergisi mükelleflerinin kayıtlarında yer aldığı halde gerçekte mevcut olmayan mallarını fatura düzenlemek ve her türlü vergisel yükümlülüklerini yerine getirmek suretiyle kayıt ve beyanname intikal ettirebilmelerine imkan sağlanacak. Faturalı alınıp kayıtlara geçen, ancak belge düzenlemeksizin satılan malların halen stokta gözükmesi nedeniyle oluşan gerçek dışılık, fatura düzenlenerek kayıt ve beyanlara hasılat olarak intikal ettirilmesi sağlanarak düzeltilecek.

Yasal kayıtlara intikal ettirilen tutarlar, cari yıl gelir vergisi veya kurumlar vergisi matrahının hesabında dikkate alınacak.

Bilanço esasına göre defter tutan kurumlar vergisi mükellefleri, 31 Aralık 2015 tarihi itibarıyla bilançolarında görülmekle birlikte işletmelerinde bulunmayan kasa mevcutları ile ortaklarından alacaklı bulunduğu tutarlar ile ortaklara borçlu bulunduğu tutarlar arasındaki net alacak tutarları ile bunlarla ilgili diğer hesaplarda yer alan işlemlerini, vergi dairelerine beyan ederek kayıtlarını düzeltebilecek. Bu kapsamda beyan edilen tutarlar üzerinden yüzde 3 oranında vergi hesaplanarak beyanname verme süresi içinde ödenecek” ifadelerine yer verdi.

Kayıtlardan Çıkarılan İlaçların Maliyet Bedeli Kesinleşti

Maliye Bakanlığı kayıtlardan çıkarılan ilaçların maliyet bedeline ilişkin Genel Kurul’da yaptığı konuşmada şu ifadelere yer verildi:

Eczaneler, stoklarında kaydi olarak yer aldığı halde fiilen bulunmayan ilaçları, maliyet bedeli üzerinden fatura düzenleyerek kayıtlarından çıkarabilecek. Kayıtlardan çıkarılan ilaçların maliyet bedeli üzerinden yüzde 4 oranında hesaplanan KDV, ayrı bir beyanname ile beyan edilerek beyanname verme süresi içinde 3 taksitle ödenecek. Yurt dışında bulunan para, altın, döviz, menkul kıymetler ile diğer sermaye piyasası araçlarını, 31 Aralık 2016’ya kadar Türkiye’ye getirenler, bu varlıkları serbestçe tasarruf edebilecek. Mükellefler, Türkiye’ye getirilen varlıklarını işletmelerine dahil edebilecek veya işletmelerinden çekebilecek. Bazı Alacakların Yeniden Yapılandırılmasına İlişkin Kanuna göre, yurt dışında bulunan para, altın, döviz, menkul kıymet ve diğer sermaye piyasası araçlarını, 31 Aralık 2016’ya kadar Türkiye’ye getirenler, bu varlıkları serbestçe tasarruf edebilecek. Mükellefler, Türkiye’ye getirilen varlıklarını, dönem kazancının tespitinde dikkate almaksızın işletmelerine dahil edebilecekleri gibi aynı varlıkları vergiye tabi kazancın ve kurumlar için dağıtılabilir kazancın tespitinde dikkate almaksızın işletmelerinden çekebilecek. Yurt dışında bulunan para, altın, döviz, menkul kıymet ve diğer sermaye piyasası araçları, yurt dışında bulunan banka veya finansal kurumlardan kullanılan kredilerin en geç 31 Aralık 2016 tarihine kadar kapatılmasında kullanılabilecek. Bu takdirde, defter kayıtlarından düşülmesi kaydıyla, borcun ödenmesinde kullanılan varlıklar için Türkiye’ye getirilme şartı aranmaksızın bu hükümden yararlanılacak. Bu maddenin yürürlük tarihi itibarıyla kanuni defterlerde kayıtlı sermaye avanslarının, yurt dışında bulunan para, altın, döviz, menkul kıymet ve diğer sermaye piyasası araçlarının bu maddenin yürürlüğe girmesinden önce Türkiye’ye getirilmek suretiyle karşılanması halinde söz konusu avansların defter kayıtlarından düşülmesi kaydıyla bu madde hükümlerinden yararlanılacak.

Mükellefler, Türkiye’de bulunan, ancak kanuni defter kayıtlarında yer almayan para, altın, döviz, menkul kıymet ve diğer sermaye piyasası araçları ile taşınmazlarını da 31 Aralık 2016’ya kadar kanuni defterlere kaydedebilecek. Bu takdirde söz konusu varlıklar vergiye tabi kazancın ve kurumlar için dağıtılabilir kazancın tespitinde dikkate alınmaksızın işletmeden çekilebilecek.

Türkiye’ye getirilen veya defterlere kaydedilen varlıkların elden çıkarılmasından doğan zararlar, gelir veya kurumlar vergisi uygulaması bakımından gider veya indirim olarak kabul edilmeyecek. Yurt dışından Türkiye’ye varlık getirenlerle, adına varlık getirilenler hakkında, başkaca bir neden ile gerekli olması hali saklı kalmak üzere hiçbir şekilde vergi incelemesi, tarhiyatı, herhangi bir araştırma, inceleme, soruşturma veya kovuşturma yapılamayacak, vergi cezası ve idari para cezaları kesilemeyecek. Bakanlar Kurulu, belirtilen süreleri, bitim tarihlerinden itibaren 6 aya kadar uzatabilecek. Maliye Bakanlığı, varlıkların Türkiye getirilmesi, bildirim ve beyanıyla işletmeye dahil edilmelerine ilişkin hususları, bildirim ve beyanların şekli, içeriğiyle yapılacağı yere ilişkin usul ve esasları belirleyecek.”

Genel Kurulda Haziran Ayından Önceki Borçlara İlişkin konularında netleştiği yasa tasarısı hakkında yapılan açıklamada; “Tahakkuk eden, ancak ödenmemiş olan, 2016 yılı Haziran ayı ve önceki aylara ilişkin borçlara uygulanan gecikme cezası ve gecikme zammının tahsilinden vazgeçilecek. Sigorta primi, emeklilik keseneği, işsizlik sigortası primi, sosyal güvenlik destek primi, ödenmesi imkanı ortadan kalkmamış isteğe bağlı sigorta primi ve topluluk sigortası primi, SGK tarafından takip edilen damga vergisi, özel işlem vergisi ve eğitime katkı payı, genel sağlık sigortası priminin asılları ile bu alacaklara Yİ-ÜFE aylık değişim oranları esas alınarak hesaplanacak tutarın belirtilen sürede ödenmesi halinde, bu alacaklara uygulanan gecikme cezası ve gecikme zammının tahsilinden vazgeçilecek.

Kanunda sıralananların dışında kalan ve başka bir ülkede sağlık sigortasından yararlanma hakkı bulunmayan gelir testine hiç başvurmayan sigortalılar, gelir testine başvurarak borçlarının belirlenen seviyeden yeniden hesaplanması ve bu statüye ilişkin prim borçlarının asıllarının peşin veya vade farkı uygulanmaksızın 12 eşit taksitle ödenmesi halinde vade farkı uygulanmaksızın gecikme cezası ve gecikme zammı silinecek.

Yaşlılık aylığı, emekli aylığı veya malullük aylığı bağlandıktan sonra, sigortalı bir işte çalışması nedeniyle sosyal güvenlik destek primi ödemesi gerekenlerden, 2016 yılı Şubat ayı ve önceki aylara ilişkin ödenmeyen destek primlerinin asıllarıyla, bu alacaklara Yİ-ÜFE aylık değişim oranları esas alınarak hesaplanacak tutarın ödenmesi halinde de gecikme cezası ve gecikme zammı uygulanmayacak.

30 Haziran 2016 tarihine kadar bitirilmiş olan özel nitelikteki inşaatlarla, ihale konusu işlere ilişkin yapılan ön değerlendirme, araştırma veya tespit sonucunda bulunan eksik işçilik tutarı üzerinden hesaplanan sigorta primiyle bunlara bağlı gecikme cezası ve gecikme zammı alacaklarının, 30 Haziran 2016 tarihine kadar işlenen fiillere ilişkin, ilgili kanunlar uyarınca uygulanan idari para cezalarıyla bunlara bağlı gecikme cezası ve gecikme zammı alacaklarının tahsilinden vazgeçilecek.

Alacakların asıllarının, bu düzenlemeden önce ödenmiş olmasına rağmen, ferilerinin bu düzenlemenin kanunlaşıp yayımlandığı tarih itibarıyla ödenmemiş olduğu durumlarda, aslı ödenmiş feri alacağın yüzde 40’ının ödenmesi durumunda kalan yüzde 60’ının tahsilinden vazgeçilecek.

30 Haziran 2016’ya kadar bitirilmiş özel nitelikteki inşaatlar için, eksik işçilik tutarı üzerinden hesaplanan sigorta primi asıllarıyla bu alacaklara gecikme cezası ve zammının, belirtilen sürede ödenmesi halinde, bu alacaklara uygulanan gecikme cezası ve zammı alınmayacak.

Kanunun yayımlandığı tarihi izleyen ikinci ayın sonuna kadar işverene tebliğ edilen eksik işçilik tutarları üzerinden hesaplanan sigorta prim tutarları, belirtilen alacaklar için öngörülen süre ve şekilde ödenecek. Bu düzenlemelerden yararlanmak isteyen borçluların, dava açmamaları, açılmış davalardan vazgeçmeleri ve kanun yollarına başvurmamaları şartı aranacak” ifadelerine yer verildi.

Yasa tasarısına ilişkin yapılan görüşmelerin devamında şu ifadelere yer verildi:

Başvuruda bulunan borçlular, sigorta primlerini bir takvim yılında ikiden fazla kez vadesinde ödememeleri ya da eksik ödemeleri halinde, yapılandırılan borçlarına ilişkin kalan taksitlerini ödeme haklarını kaybedecek.

Bu düzenlemeden yararlanmak isteyen borçlular, Maliye Bakanlığı, Gümrük ve Ticaret Bakanlığı ile il özel idarelerine bağlı tahsil dairelerine ödenecek tutarların ilk taksidini, kanunun yayımlandığı tarihi izleyen üçüncü aydan; SGK’ ya bağlı tahsil dairelerine ödenecek tutarların ilk taksidini ise dördüncü aydan başlamak üzere 2’şer aylık dönemler halinde 18 taksitte ödeyebilecek.

Tutarın, ilk taksit ödeme süresi içinde tamamen ödenmesi halinde, bu tutara herhangi bir faiz uygulanmayacak.

İlk taksidin ödeme süresi içinde tamamen ödenmesi halinde, feri alacaklar yerine Yİ-ÜFE aylık değişim oranları esas alınarak hesaplanacak tutar üzerinden ayrıca yüzde 50 indirim yapılacak.

Taksitle ödenmek istenmesi halinde, borçluların başvuru sırasında 6, 9, 12 veya 18 taksitte ödeme seçeneklerinden birini tercih etmeleri gerekecek. Taksitle yapılacak ödemelerde, ilgili maddelere göre belirlenen tutar, 6 taksit için (1,045), 9 taksit için (1,083), 12 taksit için (1,105), 18 taksit için (1,15), katsayısı ile çarpılacak ve bulunan tutar taksit sayısına bölünmek suretiyle ikişer aylık dönemler halinde ödenecek taksit tutarı hesaplanacak.

Düzenlemeden yararlanmak için başvuruda bulunan borçlulara, tercih ettikleri taksit süresine uygun ödeme planı verilecek. Ancak tercih edilen süreden daha kısa sürede ödeme yapılması halinde, ödenecek tutar ilgili katsayıya göre düzeltilecek.

Bu düzenleme kapsamında ödenmesi gereken tutarlar, il özel idareleri ve bunlara bağlı müstakil bütçeli ve kamu tüzel kişiliğini haiz kuruluşlar ile Spor Genel Müdürlüğü, Türkiye Futbol Federasyonu ve özerk spor federasyonlarına tescil edilen ve Türkiye’de sportif alanda faaliyette bulunan spor kulüplerince 2’şer aylık dönemler halinde azami 36 eşit taksitte ödenebilecek.

İlk iki taksidin süresinde tam ödenmemesi, süresinde ödenmeyen veya eksik ödenen diğer taksitlerin belirtilen şekilde ödenmemesi, bir takvim yılında ikiden fazla taksidin süresinde ödenmemesi veya eksik ödenmesi halinde bu düzenlemeden yararlanma hakkı kaybedilecek.

Düzenlemeden yararlanılarak süresinde ödenen alacaklara, kanunun yayımlandığı tarihten sonraki süreler için faiz, gecikme zammı, cezası hesaplanmayacak.

Belediyeler ve bunlara bağlı müstakil bütçeli kamu ve tüzel kişiliğini haiz kuruluşlarca ödenmesi gereken tutarlar, belediyelerin genel bütçe vergi gelirleri tahsilat toplamı üzerinden ayrılan paylarından, ilgili kanundaki yüzde 40 oranı dikkate alınmaksızın aylık dönemler halinde azami 144 eşit taksitle tahsil edilecek. Bu kapsamda yapılacak kesinti tutarı, bu idareler adına genel bütçe vergi gelirleri tahsilat toplamı üzerinden ayrılan payların aylık tutarının yüzde 50’sini aşamayacak.

2 yılı aşkın süredir mücbir sebep halleri devam eden yerlerdeki mükellefler başvurmaları halinde mücbir sebep halleri sona erdirilerek mücbir sebep süresince ödemedikleri vergileri, herhangi bir faiz, zam, katsayı uygulamadan 24 eşit taksitle 48 ayda ödeyebilecek.

Ödeme Yapanların Hacizleri Kaldırılacak

Bu düzenlemeye göre, ödenecek alacaklarla ilgili tatbik edilen hacizler, yapılan ödemeler nispetinde kaldırılacak ve buna isabet eden teminatlar iade edilecek. Bu alacaklar nedeniyle tatbik edilen hacizlere konu mallar, borçlunun talebi halinde tahsil dairesince satılabilecek.

Başvuruda bulunan ve dava açmamaları veya açılan davalardan vazgeçmeleri gereken borçluların, bu düzenlemeden yararlanabilmeleri için belirlenen başvuru süresinde yazılı olarak bu iradelerini belirtmeleri şartı aranacak.

Bakanlar Kurulu, öngörülen başvuru ve ilk taksit ödeme sürelerini bir aya kadar, mücbir sebep hali ilan edilen durumlarda da bir yıla kadar uzatmaya yetkili olacak.

Maliye Bakanlığına, Gümrük ve Ticaret Bakanlığına ve SGK’ya bağlı tahsil dairelerince takip edilen ve vadesi 31 Aralık 2011 tarihinden önce 50 liranın altında olan düşük tutarlı alacakların tahsilinden de vazgeçilecek.

TOBB üyelerinin oda ve borsalara olan aidat, navlun hâsılatından alınacak oda payları ile borsa tescil ücreti ile oda ve borsaların TOBB’a olan aidat borçları, Serbest Muhasebeci Mali Müşavirlik ve Yeminli Mali Müşavirlik Kanunu hükümlerine göre ödenmesi gereken aidat borçları da yapılandırılacak.

Türkiye Esnaf ve Sanatkârları Konfederasyonuna olan aidat ve katılma payı borçları, avukatların baro kesenekleriyle staj kredisi borçları, orman köylüleri ve köylülerce oluşturulan kooperatiflere Orman Genel Müdürlüğü tarafından verilen kredilerin geri ödemeleri, tarımsal amaçlı kooperatiflere kullandırılan krediler, organize sanayi bölgeleri ve küçük sanayi sitesi yapı kooperatiflerine kullandırılan krediler yapılandırılacak, tüzel kişiliği kaldırılan belediyelerin il özel idarelerine devredilen 100 lirayı aşmayan alacaklarının tahsilinden vazgeçilecek.

“Sözleşme” tanımlanmasının dar yorumlanması nedeniyle Siyasi Partiler Kanunu’nda değişiklik yapılarak, “hizmet sözleşmeleri” de mali sorumluluk maddesine eklendi. Buna göre partinin teşkilat kademelerinin yaptıkları hizmet sözleşmeleri de dahil her türlü sözleşme ve giriştikleri yükümlülüklerden dolayı, parti tüzel kişiliği hiçbir suretle sorumlu tutulamayacak.”

Artvin’deki Devlete Borcu Olan Vatandaşlar Ne Yapmalı?

Yasanın resmi gazetede yayınlanarak yürürlüğe girmesinin ardından, 30 Haziran 2016 tarihi öncesi devlet kurumlarına yukarıda yazılı olan yasanın içerisinde yer alan borçluların borcu oldukları kurumların ilgili birimlerine müracaat etmeleri gerekiyor.

Bu kurumlar, yasada belirtilen oranlar ve taksit miktarlarıyla borçları taksitlendirerek kanunun gereğini yerine getirecekler.