Artvin’de Zaman

0
1835

Bugün bayram.

Bahar basmıştır şimdi,
şenlik vardır dağlarımızda.
Soluklanmaya başlamıştır toprak,
açmıştır çiçek, delirmiştir yaprak..

Zaman 93’tür; sürgünü insanımın,
göç edişi istemeden;
bağından, bahçasından, elinden, obasından.
Kundakta bebeler,
kan ayaklı gelinler,
yol gözler, nefes dinler;
zaman o zamandır..Ardanuç, Şavşat, Yusufeli;
bilmem nasıl anlatmalı,
kime gitmeli.
Bu yoksulluk, bu savaş,
bu ayrılık, bu hasret;
çaresi yok, mümkünü yok, bitmeli.
Teri taşa dökmeli,
taşı ekmek etmeli;
bu diyarda
bu deveyi gütmeli..Opuca’dan Devskel Suyu’na,
Heba’ya, Beğlevan’a, Maradit’e oradan,
Kostanet’e, Düzköy’e, Mamanat’a, Makret’e
uzansın yol.
Bayram sabahlarında bal helvası,
kınada, nişanda şekerleme olsun,
sevdalıya gizlice sunulan;
kıymaz birbirine
aynı bedende iki kol..Murgul’a uğrayın bir de.
Usta Mahalle’ye, Kemhel Burnu’na.
İtfaiyeci İsak, Perişan Hüseyin, Hitina Remzi,
oturmuşlar Uzun Çarşı’nın girişine,
dost yolu gözlerler,
karışmazlar Allah’ın işine..Deniz mi dediniz?
İşte size deniz.
en hırçınından,
en ekmeklisinden Karadeniz;
Hopa’da, Arhavi’de.
Bir yanı çay çiçeği,
bir yanı lacivert,
bir yanı düş,
bir yanı, acıtır canı;
aklına Nazım,
aklına Dursun Kaptan gelir de..Bugün bayram.
Salın uçurtmaları İskeba’dan, Kolorta’dan, Peyret’ten.
Bir kiraz ağacının altına
çilingir sofranızı kurun,
akordiyon sesine uyun.
Dünya size selam dursun,
siz barışa selam durun..Çoruh gibi,
uzun bir nehirdir özlemimiz,
bir bahar dalıdır sevgilinin göğsüne takılan.
Genya’da kardır, Aglaha’da duman,
el değmemiş yardır Artvin’de zaman…