Cerattepe’deki maden böyle giderse Artvin’i sadece fotoğraflarda göreceğiz

0
403

Artvinliler, Cerrattepe’de Cengiz Holding’in bünyesindeki maden ocağına karşı mücadelesini valiliğin 14 aydır her ay düzenli olarak yenilediği toplanma, yürüyüş ve miting yasağına rağmen sürdürüyor.

Henüz cevher çıkma aşamasına gelmeyen maden ocağının hali hazırda doğada tahribat yaratmaya başladığını söyleyen Karadeniz Teknik Üniversitesi’nden Yrd. Doç. Dr. Oğuz Kurdoğlu, Artvinliler adına hukuki süreci takip eden avukat Bedrettin Kalın ve Yeşil Artvin Derneği Başkanı Nur Neşe Karahan bölgedeki son durumu bianet’e anlattı.

Yrd. Doç. Dr. Oğuz Kurdoğlu, maden ocağı çevresindeki derelerde suların bembeyaz aktığını söylerken, madenle açığa çıkacak cıva miktarına da değinerek “Artvin’de maden çıkarsa biz Artvin’i bir daha fotoğraflarda göreceğiz. Bu madenin yapılmaması lazım… Birileri para kazanacak diye burası neden yok olsun” dedi ve şunları söyledi:

“Maden sahasından çıkan hafriyat ciddi sorun olmaya devam ediyor. Aslında sondaj alanı olarak ruhsatı alınan belirli büyüklükte bir hafriyat alanı var. Ama izin alınan alanın dışına çıkıyorlar.

“Dereden akan suyun rengi değişti”

“Güney galeri tarafından çıkan hafriyat aşağı atılıyor ve oradaki yeşil alan üzerinde büyük tahribat yaratıyor. Atıklar için depo hazırlanacak deniyordu ama kuzey galeri tarafındaki depo dolmuş bile. Cevher süreci başladığı zaman ağır metaller de açığa çıkacak. Bölgedeki derelerden akan suyun rengi şimdiden değişti, ya çamur gibi ya beyaz akıyor…”

“Atık barajı nereye yapılacak, nasıl yapılacak bununla ilgili hiçbir bilgi yok. ÇED raporu öylesine bir rapor. Son bilirkişi raporu ise ÇED raporundan yapılan alıntılarla oluşturulmuş.

“Bölgedeki endemik türlerden siklamenlerin yukarı taşınması söyleniyor mesela. Daha yukarısı atmosfer bunu söyleyelim. Bir bitki bir bölgede ender olarak yetişiyorsa zaten başka bir yerde yetişemediği için oradadır.

“Bu bitkileri istediğiniz yere taşıyabilseniz, tehdit altındalık gibi bir kavram da zaten olmazdı. Dağdaki endemik türleri domates ya da salatalık gibi her yerde yetiştirebileceğinizi varsayıyorsanız bu raporun bilimsel bir tarafı da yoktur.

“Eko sistem tümden değişiyor”

Bölgede dün Cengiz Holding tarafından kurban kesilerek kurdelesi kesilen teleferik projesiyle ilgili de konuşan Kurdoğlu,
“Teleferik hattının 20 metrelik bir alana yapılacağını söylediler. Ancak orada 50-60 metrelik genişlikler görüyoruz. Bu da daha fazla ormanın kesilmesi demek.

Bu küçük küçük etkiler birleşince eko sistem tümden değişiyor ve yavaş yavaş zarar görüyor. Öte yandan ortaya çıkacak cıva miktarı oldukça tehlikeli. Ne kadar çıkacak bunu da birilerinin araştırması lazım.

Artvin için imza kampanyası sürüyor

Yeşil Artvin Derneği Başkanı Nur Neşe Karahan ise yürüyüş ve toplanma yasaklarına rağmen mücadelelerini sürdürdüklerini kaydederek, Ocak ayının ilk haftasında TBMM’ye sunmak üzere imza kampanyalarını sürdürdüklerini söyledi ve ekledi: “Herkesi bu imza kampanyasına ve mücadelemize destek vermeye davet ediyoruz.”

 

“20 hektarlık işletme izni 240 hektara çıkarıldı”

Artvinliler adına bölgedeki hukuksal mücadeleyi yürüten Avukat Bedrettin Kalın, hukuki süreçle ilgili son bilgileri verirken, Cengiz Holding için verilen ÇED raporuna Danıştay onamasının da gelmesinin ardından tek yargı olarak Anayasa Mahkemesi’ne bireysel başvuru hakkı kaldığını söyledi ve ekledi:

“710 kişiyle ‘Adil Yargılanma Hakkının İhlali’ yönünden başvuruda bulunduk. Bu arada bir gelişme daha oldu. ÇED raporu 22 hektarlık bir alan için çıkmıştı. Ancak işletme izninin 240 hektara çıktığı duyumunu aldık. Bunu İdari İşler Mahkemesi’nde de doğrulattı. İdari İşler Mahkemesi’nde de bir dava açtık.

“En güvenli ilde 14 aydır Valilik yasağı”

“Bunun dışında Valillik kararnameleri devam ediyor. 19 Eylül 2016’da duruşmamız vardı. Artvin Valiliği’nden ilk toplanma yasağı 18 Eylül’de geldi ve o tarihten bu yana yani 14 aydır her ay bu yasak yenileniyor. Üstelik Artvin bildiğiniz gibi güvenlik tehdidinin olduğu bir il değil. Defalarca ‘En Güvenli İl’ seçilen bir kent.

Genelge aylık olduğu için dava da açılamıyor. Bir yıllık bir yasak olsa dava açılır ama birer aylık yasaklarda açılamıyor. Yürüyüş hakkı, miting hakkı, basın açıklaması yapma hakkı, bildiri demokratik haklar ve izin alınmaksızın yapılması gereken haklar uygulanamıyor. Bütün bu demokratik haklar birilerinin iznine bağlanmışsa bu demokrasi olmaktan çıkmış oluyor. OHAL ile birlikte çifte kavrulmuş bir sıkı yönetim yaşıyoruz. Bütün bunlar Cengiz İnşaat’a destek için yapılıyor.


Pınar Tarcan / Bianet