Fındık-Sen :“Açıklanan fiyat fındık maliyet fiyatıdır”

0
65

Fındık-Sen 2019 yılı “fındık değerlendirme raporu”nu yayınladı

Rekoltede Bitmek Bilmeyen Tartışmalar Devam Ediyor

Tarım ve Orman Bakanlığı 2017-18 sezonu sonrası almış olduğu kararla fındık rekolte açıklamalarını tekelden yapılacağının ve bu kararında bakanlığın uhdesinde olacağı açıklamasının ardından iki fındık sezonunu geride bıraktık. Bir önceki dönem 2018-19 sezonuna ilişkin fındık rekolte açıklamaları farklı mecralardan ardı ardına gelmişti.

Sert Kabuklu ve Kuru Meyveler Konseyi tıpkı geçmiş yıllar da olduğu gibi 2019-20 fındık sezonunda da ilk rekolte açıklamasını Amerikanın Florida kentinde yaptı.38.kongresini gerçekleştiren konsey Türkiye den de temsilcilerinin hazır bulunduğu kongrede 2019-2020 fındık sezonu için 775 bin ton rekolte açıklaması yaptı. Diğer yandan TUİK’ de 2019-20 sezonu için 715 bin ton rekolte tahmini yaptı. Böylelikle Tarım ve Orman Bakanlığının Rekolte açıklamalarına ilişki kararı bu yıl da yok hükmünde oldu.

Diğer yandan Tarım ve Orman Bakanlığın rekolte tahminine ilişkin çalışmalar tamamlanmış olup Cumhurbaşkanın fiyat açıklaması esnasında 700 bin ton olarak duyurulmuştur..2018-19 döneminde konseyin açıklamış olduğu tahmini rekolte 640 bin ton gerçekleşen rekolte ise 515 bin ton olup 125 bin ton fazlan sapma olmuştu.60 bin ton kadar fazla sapma da TÜİK rekolte tahminlerinde gerçekleşmişti.

Ekonomik Dengeler Alt Üst Oluyor Fındık Fiyatları Geri Tepiyor

2014 yılı don afetinden bu yana fındık fiyatları çift hanelerde dolaşmış hatta bir ara 22,00 TL sına kadar alıcı bulmuştur.2016-17 fındık sezonu başlangıcında hızla 15,00 TL sına kadar fiyatlar yükseliş göstermiş ardından fiyatlarda gerileme başlamış sezonda ortalama fiyat 12-12,50 bandında gerçekleşmiştir.

Sezon sonuna doğru daha da baskılanan fiyatlar 8,00-8,50 TL bandına kadar gerilemiştir.2017-18 sezonunda TMO devreye sokularak 10 TL -10,50 TL alımlar yapılmıştır. 2018-19 fındık sezonunda 15 TL ile başlayıp 12-13 TL bandına gerileyen fiyatlar TMO’sinin gecikmeli olarak 14-14,50 TL dan devreye sokulması ile 2019 yılı başlarında 15 TL bandını aşmış Temmuz başına kadar 22 TL kadar yükselmiştir..2018 yılı Ağustos ayında Dolar ve Euro da önlenemeyen ani artışlarla fındık üretim sürecindeki Tarımsal girdilerde ; ilacından gübresine alet ekipmanından işçi ücretlerine%50-100 kadar artışlar olmuştur.

Fındık çiftçisi bir yandan artan fahiş maliyetler diğer yandan yükselen döviz kurları sonrasında fındık fiyatlarında da yüksek fiyat beklentisi içindedirler .Oysa fındık fiyatları yaklaşan hasat öncesi serbest piyasada 15 TL bandının da altına düşerek yeniden 12-13 TL bandına geri sardırılmıştır.

Fındık 17 TL Değil 27 TL Hak Ediyor

Fındık-SEN olarak bir önceki sezon fındık fiyatını 18,25 TL açıklamıştık.Sezon sonlarında fındık fiyatları 22 TL kadar çıkmıştı.25 Temmuz da Cumhurbaşkanı tarafından yapılan açıklama da fındık müdahale alım fiyatı Levant kalite fındık için 16,50 TL ve Giresun Yağlı Kalite fındık için 17 TL olarak belirlenmiştir.

Aynı açıklama da gübre, mazot ve alan bazlı destek ödemesi olan ve kg da ortalama 1,78 TL karşılık gelen ek ödeme ile 19 TL fiyat verildiği değerlendirilmesi yapılmıştır .Oysa ek ödemeler fındık maliyet çalışmalarında yan gelir olarak maliyetten düşürülmektedir. Daha sade bir ifade ile ek ödemeler maliyetin içerisindedir. Aslında Cumhurbaşkanına açıklanan bu fiyat fındık maliyet fiyatıdır.

Her ne kadar Fındık fiyatlarının 11-12 TL bandına gerilediği bir süreçte açıklanan bu fiyatlar çiftçiler nezdinde genelde olumlu karşılanmış olsa da tarımsal ilacından gübresine ve işçi ücretlerine kadar tarımsal girdilerde %50-100 artışlar olduğunu unutmamak gerekir. Görece olarak iyi fiyat vurgusu algı yönetmeye yöneliktir. Fındık çiftçisi açıklanan fiyatlardan hoşnut görünse de orta ve uzun vade de kazanan Şirketler olacaktır .Fındık da algı yanılması yaşandığı bir gerçektir.

Gittikçe derinleşen ekonomik kriz ve dövizdeki olası artışlar bu fiyatları anlamsız kılacak, kazanan çiftçi ve ülke ekonomisi değil şirketler olacaktır. Kaldı ki verilen 16,50 TL-17 TL fiyat mazot, gübre ve alan bazlı ödemeler düşünüldüğü zaman ancak maliyeti karşılamaktadır. Bu fiyatta yaklaşık 2,50 Euro bandındadır. Geçen sezon 1,50 -2,00 Euro bandı üzerinden kurgulanan senaryo olası döviz artışı ile bu sene de kuvvetli ihtimal devam edecektir. Ayrıca TMO’nin fındık müdahale alımlarını nasıl yapacağı ve ürün bedellerini nasıl ödeyeceği de oldukça önem taşımaktadır.

Fındık Üreticileri Sendikası olarak kurulduğumuz 2004 yılından bu yana her hasat öncesi fındık referans fiyatlarını açıkladık. Referans fiyatın hesaplamasında dünyada yetişen diğer ürünlerin fiyatları nasıl hesaplanıyorsa aynı kriterleri esas aldık. Yani fındık maliyet fiyatı üzerine % 25 kar payı ve onun da üzerine dört kişilik çekirdek ailenin yaşam standardını esas alan ve ekonomik göstergelerde alım gücünün daha da azaldığı noktasından tahmini % 20 yıllık enflasyon farkını da içine alan %40 ‘lık insanca yaşama payı ekleyerek fındık fiyatını hesapladık.

Rekolte tahminlerini iklim koşulları ve külleme hastalığının verim kaybına etkilerini dikkate alarak ortalama maliyeti 15,82 TL olarak belirledik.Çıkan bu maliyet fiyatının üzerine % 25 kar payı + % 40 insanca yaşama payını eklediğimizde; 1 kg fındığın fiyatı en az 27,67 TL olmalıdır.

Müdahale Alımları Toprak Mahsulleri Ofisi Değil Fiskobirlik’e Yaptırılmalı

Fındık piyasasını TMO değil, FİSKOBİRLİK düzenlesin. Öncelikle FİSKOBİRLİK ‘in geçmişten fındık çiftçilerine olan borçlarının ödenmesi ile işe başlansın.FİSKOBİRLİK’in piyasayı düzenleyebilmesi için de TMO’ya alım için ayrılan para FİSKOBİRLİK’e destek olarak verilsin.TMO yerine FİSKOBİRLİK desteklense ve güçlendirilseydi, FİSKOBİRLİK üretici, tüketici ve ülke ekonomisi yararına düzenleyebilir, yeniden istihdam sağlayabilirdi. Fakat hükümet tercihini üretici, tüketici ve ülke ekonomisinden yana değil de Şirketlerden yana kullanıyor.

Fındık Her Geçen Gün Bize Yabancılaşıyor

Bir zamanlar Fiskobirlik’in tek başına söz sahibi olduğu fındık ihracatında artık İtalyan,Alman ve Fransız çok uluslu gıda ve tarım şirketleri belirleyici konumdalar .Bir avuç Tarım ve gıda Şirketi yüzbinlerce çiftçi ailenin ve ülkemizin kaderini ellerinde tutuyorlar.İtalyan Ferrero ve onun Türkiye deki kolu Oltan Gıda fındık ihracatında oldukça önemli bir yer tutmaktadır .Bu şirketler sadece fındık ihracatı yapmayıp aynı zamanda ülkemizde bir çok çalışanı ile sahada da yer almakta adeta Tarım Bakanlığı işlevinde çalışmaktadırlar..Ayrıca Almanya gibi ülkeler fındık üretmemesine rağmen dünya fındık ticaretinde önemli bir rol oynamaktadırlar.

Her Yol Şirket Tarımcılığına Çıkıyor

11-12 Nisanda gerçekleşen fındık Çalıştayı sonuç bildirgesinden de anlaşılacağı üzere önümüzdeki aylarda açıklanacak olan “Tarımda Milli Birlik Projesi”nin bir ön sunumu gibi olmuştur.Adında millik vurgusu yapılsa da bu proje aslında uluslar arası ve ulus ötesi tarım ve gıda şirketlerinin amaçlarını önceleyen “Tarımda Tam Şirketleşme Projesidir”.Bir diğer adıyla Şirket Tarımcılığı sürdürülebilir bir sömürü sistemini hakim kılmak için toprağımızdan suyumuza tüm ortak varlıklarımıza bir sahip edasıyla yaklaşıyor ve kendi topraklarımızda fındık çiftçilerini marabalaştırıyor.

Çiftçiler Daha da Yoksullaşıyor

Ekonomik kriz daha da derinleşmekte, döviz kurlarındaki belirsizlik ve yüksek faiz politikaları ile hammadde olarak dışa bağımlı girdi fiyatlarında sürekli artışlar sonrasında fındık çiftçisi yoksulluğa mahkum edilmektedir. Diğer yandan elektrik, su, ekmek, şeker ve tüpgaz vb yaşamsal girdilerdeki zamlar fındık çiftçisinin katlanamayacağı boyutlara gelmiştir.

ÜrünlerMiktarFiyat(TL-2002)MiktarFiyat(TL-2019)
Tüp Gaz12 kg14,9512 kg110,00
Tarım İlacı0,8 kg10,000,8 kg150,00
Mazot1 lt1,0981 lt6,53
Toz Şeker1 kg0,6751 kg8,00
Ekmek500 gr0,280250 gr1,50
Gübre1000 kg176,001000 kg1400,00

Fındık çiftçisinin insanca yaşamasın için gerekli olan ekmek,şeker vb yaşamsal ve tarımsal girdilerin fiyatları sürekli artarken fındık fiyatlarındaki geriye sarmalar borç sarmalının büyümesine sebep olmuş fındık çiftçisi kendi kaderine terk edilmiştir.Dönem içerisinde domates,patates ve soğan kg fiyatları 10TL bandını aşarak fındık fiyatlarına yaklaşmıştır. Darbe girişiminden sonrası ve KHK düzenlemeleri ile olağanüstü dönemlerle geçiştirilen ve bir türlü olağana dönmeyen süreç ve de ekonomide yaşanması olası derin krizler fındık çiftçisini daha da yoksullaşmaya mahkum edecektir.

İhracat Gelirleri Düşüyor

Geçen sezonda dolar 3,50-4,00 TL bandından 7,00-7,25 TL bandına Euro da 4,00-4,50 bandında n 7,50-8,00 TL bandına sıçramış ihraç ürünü fındık fiyatında bu ani döviz artışlarına karşılık hiçbir artış olmamış sezon başında 15,00 TL fiyattan alıcı bulan fındık sezon içerisinde 1100-12,00 TL fiyata kadar gerilemiştir..TMO ‘sinin gecikmeli olarak 14-14,50 TL dan alımlara başlaması ile fındık fiyatları önce 15 TL bandına ardından da 22 TL bandına kadar yükselmiştir. İhracatın büyük bir bölümü İtalya, Almanya ve Fransa başta olmak üzere AB ülkelerine gerçekleşmiştir. Bir önceki döneme göre ihracat miktarında 15 bin tonluk bir azalış ve ihracat gelirinde de 186 milyon dolarlık bir gerileme olmuştur.

DönemÜretim(Kabuklu BinTon)İhracat(iç/Bin ton)Bedel( milyar dolar)Fiyat Kg (Dolar)
2004-05350194,591,5548,00
2005-06530239,361,9528,20
2006-07661248,661,2625,10
2007-08530207,281,5897,70
2008-09801244,621,1784,80
2009-10500252,3051,5446,12
2010-11400281,0001,7836,38
2011-12489229,6271,8197,92
2012-13602301,001,7505,80
2013-14480240,001,6907,00
2014-15300217,4272,79912,87
2015-16580243,9842,1619,20
2016-2017500217,6001,7528,05
2017-2018650283,3221,7656,22
2018-2019515255,5331.5025,87

İklim Koşulları Çiftçileri Yaşamlarını Alıyor

İklim koşulları ve buna bağlı külleme hastalığı artarak devam etmekte olup fındık üretiminde önemli ölçüde verim kaybına devam ediyor. Birde buna son 100 yılın en yağışlı Temmuzu eklenince fındık da verim kayıpları kaçınılmaz olacaktır. Ayrıca daha birkaç gün önce Düzce ve Akçakoca bölgesinde yaşanan sel afetinde yaşam kayıpları dahi olmuştur. Bu bağlamda Fındık hazır olup çuvala girene kadar bir şey konuşmak anlamsız olmaktadır. Fındıkta tarım sigortası yaptıranların sayısı bir önceki yıla göre artış gösterse de henüz yeterli sayıda değildi.

Bunun sebebi de hem primlerin yüksek olması hem de sigorta sisteminin yaygınlaşmasını sağlayacak bir anlayıştan uzak olmamızdır .Her ne kadar primin %50’si devlet tarafından karşılansa da bu oran don teminatında %60 oranına kadar çıkmakta olup geriye kalan prim ödemeleri çiftçiler tarafından ödenmektedir. Primler yüksek ve sigorta sistemi çiftçiler lehine değil de daha çok şirketleri koruma ve kollamaya yönelik kurgulanmıştır. Tarım sigortasında bu durumun sürdürülebilirliği gittikçe zayıflamaktadır. Aksi taktirde bankalardan kredi kullanmayanlar dışında sigorta yaptıracak çiftçi kalmayacaktır.

Çiftçiler Talep Ediyor

Fındık -SEN olarak Tarım Ve Orman Bakanlığına ve ülke kamuoyuna Çiftçilerin İsviçrenin Cenevre şehrinde Birleşmiş Milletler tarafından kabul gören haklarından bir tanesinin de Tarımsal Üretimde Fiyat ve Piyasa Belirlemede Özgürlük Hakkı olduğunu ve çiftçilerin bu kapsamda adil bir piyasaya ve tatmin edici bir fiyata ulaşma haklarını hatırlatmak öncelikli görevimizdir.

Fındık-SEN olarak fındık tüm tarafların kazanacağı bir formülün peşinde değiliz.Çok iyi bilmeliyiz ki bir tarafta üreten çiftçiler diğer tarafta ürettiklerimizi yok pahasına almaya çalışan şirketler var. Şirketler kazanırsa paralar ülke ekonomisine değil Çok uluslu Şirketlerin havuzuna akacaktır. Oysa fındık çiftçileri kazanırsa ülke ekonomisi de kazanacaktır. Onun içindir ki AKP hükümeti ve ona bağlı Tarım ve Orman Bakanlığı TMO’sini değil sezon başında FİSKOBİRLİK’i devreye sokmalı ve fiyatları yeniden revize etmelidir.

FİSKOBİRLİK’in üretimden pazarlamaya kadar zincirin her halkasına sahip olacak şekilde ve fındık çiftçilerinin yönetimlerini demokratik olarak belirleyecekleri bir yapıya kavuşturulmasını talep . ediyoruz. ANAP-DSP-MHP koalisyonu döneminde sözde özgürleştirme yasası olarak çıkarılan 4572 sayılı kooperatif yasasının şirketler lehine olan hükümleri kaldırılsın diyoruz.

  • Gerek Uluslar arası sözleşmelerden gerekse de Anayasadan gücünü alan Fındık çiftçilerinin, bağımsız olarak sendikal örgütlenmesini sağlayacak iç hukuk düzernnlemeleri yapılsın.Var olan Ziraat Odaları,Birlikler v.b çiftçi örgütleri de demokratik yapılara kavuşturulmasını talep ediyoruz.
  • Lisansı depoculuk şirketlere kazandırmaya yönelik değil,fındık çiftçilerinin yararına olacak şekilde kurgulanmasını talep ediyoruz.
  • Tarım Sigortaları Yasası şirketlerin kazancını artırmak için değil,fındık çiftçilerinin zor günlerinde yardımcı olmak amacıyla yeniden düzenlenmesini talep ediyoruz.
  • Fındık çiftçileri eksiksiz sosyal güvenceye kavuşturulmasını talep ediyoruz.
  • Mevsimlik işçiler için 2009 yılında hazırladığımız rapordan sonra ulaşım,barınma ve çocuk emeğinin kullanılmasında birtakım olumlu gelişmeler olsa da yeterli değildir.Hala hazırda mevsimlik tarım işçileri düşük ücretli ve sosyal güvencesiz çalışmaya devam etmektedirler. Mevsimlik işçilerin koşullarının iyileştirmesinin garantiye alınmasını çocuk emeğinin kullanılmamasını talep ediyoruz.