Kemal Özdoğan: “İtiraz ediyoruz ama devlet kendi bildiğini okuyor”

0
317

Artvin’in Borçka ilçesine bağlı Macahel köyünde ormanlık alan içerisinde çekilen bir fotoğraf sosyal medyada paylaşılınca tepkilere neden oldu. Daha önce bölgenin koruma altına alınması için Orman Bakanlığı UNESCO’ya başvuruda bulunmuştu. Henüz koruma altına alınmayan fakat biyosfer rezervi olarak kabul edilen bölgede bu şekilde inşaatlar yapılması bölge halkının tepkisine neden oluyor. Yeşil Artvin Derneği Başkanı Nur Neşe Karahan, “Özel bir bölgeye dokunulmaması gerekiyor” derken, Macahel Biyosfer Rezerv Alanı Koruma ve Geliştirme Derneği (MABİYODER) Başkanı Kemal Özdoğan ise bölgenin uluslararası bir öneme sahip olduğunu söyleyerek yetkililere “yöre halkının hassasiyetlerini gözetme” çağrısında bulunuyor.

BİYOSFER REZERV ALANI

Macahel’in durumu ‘Aylakkadınn’ adlı bir Twitter kullanıcısının çektiği fotoğrafı sosyal medyada paylaşması üzerine gündeme geldi. Macahel köyü biyosfer rezervi açısından büyük bir öneme sahip. Bu bölgede yer alan altı köy koruma altına alınmayı bekliyor. Bölgenin koruma altına alınması için Orman Bakanlığı daha önce UNESCO’ya başvuruda bulunmuştu. Fakat bölge henüz devlet tarafından koruma altına alınmadı. Aynı zamanda ‘Macahel Havzası’ olarak bilinen bölge ilk ve tek biyosfer rezerv alanı olarak kabul ediliyor. Bölge kendine has kültürü, doğası, şelalesi ve tarihi yapıları nedenleriyle önemli bir konuma sahip.

İTİRAZ EDİYORUZ AMA DEVLET KENDİ İSTEDİĞİNİ YAPIYOR’

Yeşil Artvin Derneği Başkanı Nur Neşe Karahan, bu tarz binaların bölgenin estetiğini bozduğunu söylüyor. Karahan, söz konusu binayla ilgili, “Bu bina bölgenin doğasına, görüntüsüne zarar veriyor. Kesinlik bu olmaması gerekiyor. Bu bölge biyosfer rezerv alanı. Korunması gereken bir yer. Böylesine özel bir bölgeye dokunulmaması gerekiyor” diyor.

Macahel Biyosfer Rezerv Alanı Koruma ve Geliştirme Derneği (MABİYODER) Başkanı Kemal Özdoğan ise bölge halkının hassasiyetlerinin gözetilmediğini belirtti. Özdoğan, “Hiçbir kaygı gözetilmeden yapılan projelere karşı çıkıyoruz” diyor: “Burası 6 köyden oluşan Türkiye’nin ilk ve biyosfer rezerv alanı. Burası henüz iç hukukta temellendirilmiş bir statüye sahip değil. Buranın koruma altına alınması için devlet UNESCO’ya başvuruda bulunmuştu. Biyosfer rezervi olmasına rağmen iç hukuk yolları açısından henüz bir koruma güvencesine sahip bir bölge değil. Bölge uluslararası bir alana sahip. Özellikle kamu binalarının herhangi bir estetik kaygı aranmaksızın ya da bölge halkının hassasiyetleri gözetilmeden  belli ihtiyaçları karşılamak için geliştirdikleri projeleri rastgele uyguladıkları görülüyor. Burası bir okul lojmanı. Öğrencilerin kaldığı altı katlı bir pansiyon da var. Bunlar çok çirkin olarak duruyor. Kamunun bu binada yaptığı yatırımlar tamamen estetik, yöre mimarisi olarak değerlendirilmiyor. Biz yöre insanı olarak bu tarz işlere itiraz ediyor. Ama devlet kendi istediğini yapıyor. Bunun sonucunda da bu tarz çirkin şeyler ortaya çıkıyor. Hukuki boşluk olsa dahi kamu projeleri yapılırken hassas olunması gerekiyor. Devleti bu konuda daha hassas olmaya davet ediyoruz. Hiçbir kaygı gözetilmeden yapılan bu projelere karşı çıkıyoruz.”

Hacı Bişkin/Gazete Duvar