Korona Artvin’de: Etkileri ve öneriler | Recep Demirci

0
388

Bütün dünyayı, bu arada ülkemizi de etkisi altına alan korona virüsü salgını ilimiz Artvin’in değişik ilçe ve köylerinde hızla yayılmaya başladı. Buna karşın, memleketin genelinde olduğu gibi ilimizde de tedbirler yetersiz.

Recep Demirci
HDP Parti Meclisi Üyesi

İlimiz, özellikle Hopa ve Kemalpaşa ilçeleri, uluslararası geçiş güzergahında olmalarına rağmen, yetkililer tarafından yeterli önlemlerin alınmamasından dolayı korona virüs tüm ilçelere yayılmaya başlamıştır. Halen Borçka ilçesi, köyleri ve Şavşat ilçesinin bir köyü karantina altındadır. Bulaşan hasta sayısı 20’yi aşmıştır, yaşamını kaybeden 2 yurttaşımız mevcuttur.

Virüsün ilimize şehir dışından taşındığı, özellikle umreden, büyük kentlerden gelenlerin ve gümrük geçişlerinden bulaşmaların olduğu sanılmaktadır.  

Kentimizin en önemli ekonomik faaliyet alanının uluslararası nakliyat ve lojistik sektörü olduğu bilinen bir gerçektir. Ayrıca Hopa ve Kemalpaşa, gümrük geçişinden dolayı ülke ve il dışından gelenlerin konaklama, bekleme yerleri. Bu nedenle, dışarıdan gelenlerin, özellikle şoförlerin büyük çoğunluğunun karantinaya tabi tutulması gerekirken, izole kurallarına dahi uyulmamakta, yakınlarını ve çevremizi tehlikeye atmaktadırlar. Bu kişilerin uyarılarak evde kalmaları sağlanmalı, hatta ev içerisinde bile izole edilmeli, 14 günlük takipleri yapılmalıdır.

Borçka ilçesinin karantinaya alınacağının 24 saat önce açıklanması da vahim bir durumdur. İlçede yaşayanların büyük kısmı ilçeden ayrılarak Artvin merkeze ve diğer ilçelere gitmişlerdir. Olası enfekte olanlar diğer ilçelere taşıyabileceğinden dolayı hızla tespitleri yapılarak teste tabi tutulmalıdırlar.

Hakeza, büyük kentlerden gelenlerin de izolasyonları sağlanarak teste tabi tutulmalıdır.

İlimizde sadece Artvin merkezde yoğun bakım ünitesi olması ve diğer ilçelerdeki solunum cihazlarının çok az sayıda bulunmalarından dolayı salgının yayılması için alınabilecek tüm önlemler alınmalı ve halkımıza anlatılmalıdır. Solunum cihazı ise 50 civarında olduğu açıklanmıştı. Vakaların artması ihtimaline karşı şimdiden önlem alınmalıdır. Mevcut hastanelerin teknik donanımı artırılmalı, bazı okullar ya da üniversite kampüsleri hastaneye dönüştürülmelidir.

Yerel yönetimlere de önemli görevler düşmektedir. Halkın sağlık ve yaşamsal sorunları belediyelerin asli görevleridir. Anons yapmak, birkaç yeri dezenfekte etmekle sorumluluklarını üzerlerinden atamazlar. Ciddi sağlık komisyonları ve kriz yönetimleri oluşturup bilimsel yöntemlerle hareket etmedikleri sürece görevlerine toplu mezarlar açma ve cenaze taşımak gibi angarya (!!!) işlerle karşı karşıya kalacaklar.

İlimizde zorunlu ve tercihli olarak çok sayıda işyeri kapalı durumdadır. Özellikle Kemalpaşa’daki mağazaların tamamı kapalıdır. İşyerlerindeki yüzlerce çalışanlar önlemlerden dolayı mağdur durumda kalmıştır. Bu işyerlerinin ve çalışanlarının nerede ise tamamı açıklanan sosyal paketlerden yararlanamamaktadır. Esnaflar ödemelerini yapamaz durumdadır. Restoran ve diğer ticari yerler de aynı durumdadır.

Çay ve fındık tarımı ilimizin önemli geçim kaynaklarıdır. Ancak üreticiler önünü görememektedirler. Çay ve fındık tarımında yoğun olarak göçmen işçi emeği kullanılmaktadır. Sadece çay üreticileri değil, Çaykur ve özel fabrikalarda yaş çayların alım yerlerinden fabrikaya taşınmasında göçmen emeği kullanmaktadır. Fakat korona tedbirleri kapsamında sınır kapılarının kapalı olması, mayıs ayında başlaması gereken çay hasadının nasıl gerçekleşeceği belirsiz durumdadır.

Diğer taraftan, salgının uzun sürmesi ve karantina uygulamalarının devam etmesi olasılığı göz önünde bulundurularak, başka tarımsal faaliyetlerin de aksamasının yaratacağı gıda krizine karşı da tedbirler düşünülmelidir. Örneğin, köylerde yerel tohum kullanılarak bahçe bitkilerinin yetiştirilmesi için köylülerin uyarılması ve köylülere tohum ve fide dağıtımının planlanması gerekiyor. Herkesin uygun olan her yere mısır, fasulye, patates gibi temel gıda ürünlerinin ekmesi önerilmelidir.

Bekle-gör taktiği ile işleri oluruna bırakmak felaketi daha da artırmaktan başka bir işe yaramayacaktır. Koronanın sağlığımıza etkileri kadar ekonomik ve sosyal yaşamımıza da olumsuz etkileri hesaplanarak gerekli tedbirlerin alınması sağlanmalıdır.

Yaşanan salgının, toplum sağlığı açısından zamanında ve yerinde gerekli tedbirlerinin kamu tarafından alınmasının ne kadar önemli olduğunu bir kez daha açığa çıkardı. Salgının yaratacağı ekonomik ve sosyal zararları da bu nedenle kamu tarafından karşılanması gerekir.