Küresel seks ticareti ve Nataşalar – 1

0
176

Kamil Aksoylu

KÜRESEL SEKS TİCARETİ
Seksüel bir terminoloji olarak kullanılan Nataşa, BDT ülkelerinden bütün dünyaya yayılan hayat kadınlarının genel adıdır. Tanrı harikası bu güzel kadınları dünya ile buluşturan en önemli etken Sovyetler Birliğinin Glasnost ve Perestroyka hareketlerinden sonra oluşan başarısız durumdur. Bugün Nataşalar denince herkesin aklına ilk gelen, saçları saman sarısı, mavi gözlü, ince belli ve bir hayli cömert dekolte giysili sarışın güzellerdir. Herkesin bilincine yerleşen bu görüntü için Nataşaların çok ağır bir bedel ödedikleri ne yazık ki aynı şekilde herkes tarafından bilinmemektedir. 

Sovyetler Birliği’nin dağılmasıyla yayılan demokrasi rüzgârının getirdiği umutlar çok kısa sürdü. Ekonomide üst üste yaşanan felaketler ülkeyi açlığın eşiğine getirdi. Vatandaş yöneticilerden umudu kesince iş başa düştü. Hatta iş kadınlara düştü. Kadınlara öylesine bir iş düşmüştü ki, henüz okul çağlarında olup çocukluktan çıkamamış kızları bile  cehennemin içine düşürecekti. Aylık 3000 ila 5000 dolar arasında yapılan parlak yurt dışı vaatleri aslında birer tuzaktı. Hizmetçilik, temizlik, çocuk bakıcılığı, garsonluk, masör, hosteslik, mankenlik ve fotomodellik gibi işlerden para kazanıp kimisi çocuklarına bakabilmek umuduyla, kimileri de kardeşleri ve yaşlı ailelerine bakabilme düşleri ile kendilerini bekleyen tuzaktan habersiz yurt dışına çıkıyorlar ve seks pazarının ağır işçileri olarak felaket ağının içine düşüyorlardı.  

İnsanlık Suçu

Dünyada seks ticaretinin yapılması yeni bir şey değildir elbette. Ama uluslararası organizasyonlarla dünya ticaretinde kayda değer bir boyuta gelmesi ve kadınların seks kölesi haline getirilip akıl almaz işkencelerle ayakta tutulması bir insanlık trajedisidir, bir insanlık suçudur. Çok önemli olan bir diğer konu ise bütün canlılar için dünyanın en kutsal ihtiyacının kazanç uğruna bu hallere düşürülmesi aynı zamanda bu yazının da ana kurgusudur.

İnsanlık tarihi kadın konusunda her dönem kötü bir sınav vermiştir. Kadının köleleştirilmesi ve diğer olumsuz koşulların giderek düzeldiğini kabul etmek gerekse de, günümüzde neredeyse her gün kadınlarla ilgili yeni bir trajik olayla karşılaşmaktayız. Aile içi trajik olayların varlığı ve yaygınlığı gelişmişlik düzeyine göre değişirken, bir de en ilkelinden en uygar ülkelere kadar yayılmış olan ve kadın alımı ve satımıyla ayakta tutulan dünya çapında bir seks pazarı vardır. Seks ticareti yapılan uluslararası bu pazarın işçisi ve sermayesi sadece kadındır.  Kadın maldır, metadır, servettir.  Uluslararası bir organizasyon olan bu pazara her yıl milyonlarca kadın ve çocuk yaşta kızlar eklenerek gayri meşru olsa da bazı ülkeler için önemli bir iş alanı oluşmuş. Ekonomik verilerde adı bile geçmeyen bu işlerin devasa mali boyutu bir yana, inanılmaz insanlık trajedilerinin yaşandığı da bilinmektedir. Her türlü insan ve kadın haklarından yoksun olan bu alanın egemenleri, kadınları adeta seks kölesi olarak çalıştırmaktadır. 

Nihayetinde toplum olarak hoş karşılamasak da fahişelik ya da günümüz adıyla seks işçiliği tarihin en eski kadın mesleğidir. Kimi antik çağ uygarlığında fahişeler bolluk ve bereketin sembolüdür. Tarih sonrasının uygar devletlerinde ise yasak olmasına rağmen en tutucu ve katı toplumlarda bile gizlice sürdürülerek günümüze kadar gelebilmiştir.

NATAŞALAR genel başlığı altında toplayacağımız bu yazı dizisini küresel seks pazarının dönem dönem dünyaya yayılan uluslararası furyalarıyla sürdürüp, nihayetinde Doğu Karadeniz’i de kasıp kavuran Nataşa furyasıyla noktalayacağız. Ancak Nataşaların hangi değirmenin çarkına su taşıdıklarından çok Doğu Karadeniz üzerindeki olumsuz etkilerinden söz edeceğiz. Bölgeye getirdiği ticari canlılığın verileri tam bilinmese de sonuçta ciddi bir ekonomik boyutunun olduğuna kuşku yoktur. Fakat bugüne kadar (Yani Nataşa furyasına kadar) bir genelev ve kadına dayalı hiçbir eğlence mekânının olmadığı Doğu Karadeniz için bu işin bir de pek bilinmeyen sosyolojik boyutu vardır ki, bizim yazacaklarımız bu alan dışındadır. Biz sadece yazılı ve görsel kaynaklar üzerinden öne çıkan örneklerle bizzat gördüklerimiz ve  duyduklarımızla bildiklerimizi aktarmaya çalışacağız.

Parlak vaatlerle kandırılıp yurtdışına çıkarılan Nataşalar birçok ülkede seks ticaretinin köleleri haline gelirken, Türkiye’de özellikle Doğu Karadeniz özelinde elde ettikleri farklı statünün meyvelerini yemeyi sürdürüyorlar. Bavul ticareti adı altında Doğu Karadeniz’de tabuların yıkılması, Rus pazarları ve gece hayatının ardından kadınların yörede bakıcılık ve temizlik işlerine girmesi Gürcü erkeklerini de yöremize çekmiş olup günümüzde çay, fındık ve gündelik işler Gürcü işçiler için önemli bir kazanç kapısı haline gelmiştir. Yörede had safhada olan işsizlik bir yana, bu durumun köylüleri bile işsiz bırakacak bir paradoksa dönüşmesi de ayrıca bir inceleme araştırma konusudur. Bir sonraki yazıda buluşmak dilekleriyle.