Küresel seks ticareti ve Nataşalar – 2 | Kamil Aksoylu

0
297

Küresel seks ticareti ve Nataşalar – 2 | Kamil Aksoylu

Yoksulluğa karşı durabilmek umuduyla yabancı ülkelere giden Nataşalar, küresel organizasyona dönüşen seks ticaretinin ağır işçileri oldular. Hayat ve iş güvenceleri olmayan Nataşaların Doğu Karadeniz özelinde etkilerini incelerken, öncelikle insanlık tarihi kadar eski olan fahişeliğin dünya ticaretine dönüştürülüp yayılmasına dikkat çekmek istiyoruz.  

En İyi Kazanç Kapısı

Küresel seks ticareti 20. Yüzyılın uluslararası piyasaya açılan  en iyi kazanç kapısı olarak nitelendirilirken aynı zamanda dünyanın en büyük kayıt dışı ekonomisi olarak da göze çarpmaktadır.  Dünyada 20-25  milyar dolar civarında bir kazanç sağladığı tahmin edilen seks ticareti özellikle son yarım yüz yılda uluslararası organizasyonlarla küresel bir pazara dönüşmüştür. Hele ki son 15-20 yılda internetin yayılmasıyla bu organizasyonlar da teknolojik gelişmelere ayak uydurarak bir tık yoluyla seks ticaretinin sanal trafiğine kolayca açılmayı sağlamışlardır. Silah kaçakçılığı ve uyuşturucu ticaretinin ardından yer altı dünyasının en fazla kâr getiren iş kolu olarak tanımlanan seks ticaretinin iç yüzü dünyada toplum tarafından pek bilinmemektedir.  Kadınlara yapılan akıl almaz işkencelerin çok nadir olarak gün yüzüne çıkmasıyla toplum bu trajik olayları ancak medyadan duyabilmekte ve öylece de kapanmaktadır.

Dünyanın en çok kâr getiren iş kolu haline gelmesi hizmet karşılığında bir gelir sağlanmasıyla olmuyor elbet. Seks kölesi olarak çalıştırılan kızların herhangi bir kayıt altında çalıştırılmaması ve mali bir yük getirmemesinin yanında çalışan kızların kazançtan onda bir bile pay alamamaları elde edilen paranın neredeyse tamamını kâr olarak bu işin egemenlerine bırakıyor.

Soğuk Savaş sonrasının armağanı bu güzeller bölgeye ciddi anlamda ekonomik hareketlilik getirirken, cazibeleriyle de Doğu Karadenizliyle özdeşleşmiş bazı tabuları yıkmışlardır. Bu tabuların yıkılmasıyla açılan sosyal yaralar kimi yerlerde hala kanamaktadır. Ticareti ve güzellikleriyle bölgeye canlılık getiren Nataşaların geride bıraktıkları sosyal yaraların izleri uzun süre silinmeyecek gibi.

Tüm dünyaya yayılarak, küresel seks pazarının dördüncü dalgası olarak nitelenen  Nataşaların ülkemizde ve özellikle Doğu Karadeniz’deki durumları  diğer ülkelerden çok farklıdır.  Doğu Karadeniz’de esir alınarak işkence edilip ölümüne seks kölesi yapılan Nataşalar yoktur. Bizim sorguladığımız da zaten Nataşaların nasıl etkilendiğinden çok, bavul ticareti adıyla ülkemize giriş yapıp ciddi bir eğlence sektörü oluşturan Nataşaların bölgemizi nasıl etkilediğidir.

Ama öncelikle küresel seks ticaretinin uluslararası furyalarına kısaca göz atalım.

Uluslararası Furyalar  

Küresel seks ticaretinde uluslar arası ilk furya1970’li yıllarda Güneydoğu Asya ülkelerinden yayılmış. Birinci dalga olarak nitelenen bu furya ile Filipin ve Taylandlı kızlar Ortadoğu ve Avrupa üzerinden dünya pazarına sürülerek ilk küresel seks açılımı yapılmış. İkinci dalgayı 1980’lerin başında Afrika’dan ağırlıklı olarak Ganalı ve Nijeryalı kadınların oluşturduğu belirtilmektedir. Üçüncü dalgayı Latin Amerikalı kadınlar oluşturmuş. Bizim yaşadığımız Doğu Karadeniz bölgesini de etkisine alan  Nataşalar  dördüncü dalga olurken aynı zamanda dünyayı en çok etkileyen furya olarak nitelendiriliyor. Dünyada seks simgesi haline dönüşen Nataşaların iç yüzü inanılmaz trajedilerle doludur1.

İlk küresel seks açılımlarıyla birinci dalga olarak nitelenen Filipinli kadınlarla Bağdat’ta çalışırken bazı arkadaşlarla birlikte yakın tanışıklığımız ve kimileriyle de kısa süreli arkadaşlığımız olmuştu. İlerleyen satırlarda detaylıca bilgi vereceğim Filipinliler küresel seks endüstrisinin en uyanık, en çakal ve aynı zamanda en şanslı emekçileridirler.  İkinci dalgayı oluşturan Ganalı ve Nijeryalı kadınlardan hiç tanıdığım olmadı. Üçüncü dalgayı oluşturan mütevazi Latin Amerikalı ve İspanyol kadınlarla tanışıklığımız oldu. En önemli furya olan dördüncü dalgayı oluşturan en şanssız ve en bahtsız Nataşalarla hiç arkadaşlığım olmadı ama bölgemizde konuşlanmalarıyla kendilerini yakından tanımış olduk.

Bir sonraki yazımızda 70’li ve 80’li yıllarda Ortadoğu’nun önemli eğlence merkezlerinden sayılan Bağdat’ın gece kulüplerinde çalışan seks furyasının birinci dalgası Filipin ve Taylandlı Uzakdoğulularla üçüncü dalga Latin Amerikalı kadınların karşılaştırılmasına çalışacağız. Eğer karşılaştırmayı becerebilirsek dördüncü dalga sayılan Nataşaların dünya genelinde uğramış oldukları haksızlıkları daha net bir şekilde görmüş olacağız. Yeniden buluşmak dilekleriyle.

  1. Gazeteci Victor Malarek Nataşalarla ilgili dünya çapında bir araştırma yaparak çalışmalarını NATAŞALAR / Yeni Küresel Ticaretin İçyüzü adıyla yayınlamış. 2004 Yılında Bilgi Yayınevi tarafından ülkemizde de yayımlanan bu çalışmasıyla Victor Malarek, Nataşa olayının içyüzünü ayrıntılarıyla gözler önüne sermektedir. Halk arasında ve polis kayıtlarında orospu olarak karşılık bulan Nataşaların ne vaatlerle kandırılıp nasıl tuzağa düşürüldüklerini anlatan gerçek öyküler uygar dünyanın ikiyüzlülüğünü de iğrenç bir şekilde ortaya koymaktadır.

Küresel seks ticareti ve Nataşalar – 1