TMMOB: Doğu Karadeniz’de yaşanan felaketin nedeni yanlış kentleşme ve ulaşım politikalarıdır

0
45

Doğu Karadeniz Bölgesi’nde birbiri ardına yaşanan sel felaketlerine ilişkin TMMOB Yönetim Kurulu Başkanı Emin Koramaz basın açıklaması gerçekleştirdi.

“Doğu Karadeniz’de etkili olan mevsim yağışları nedeniyle her gün
farklı bir ilimizde sel ve taşkınlar yaşanıyor. Geçtiğimiz günlerde Rize
ve Ordu’ya yaşanan sel, taşkın ve heyelan nedeniyle zarar gören tüm
halkımıza geçmiş olsun dileklerimizi iletiyoruz” diyen Koramaz, “8
Ağustos 2018 tarihinde Ordu ve ilçelerinde yaşanan yağışlar deneniyle
bölgede bulunan dereler taşmış, dere yatağında bulunan ev, iş yeri ve
sanayi bölgeleri sular altında kalmış, dereler üzerinde kurulan köprüler
kullanılamaz hale gelmiş ve Karadeniz Sahil Yolu üzerinde bulunan
Cevizdere Köprüsü yıkılmıştır.

tmmob-dogu-karadeniz-de-yasanan-felaketin-nedeni-yanlis-kentlesme-ve-ulasim-politikalaridir-497570-1.

Doğu
Karadeniz bölgemizde yılın aynı dönemlerinde yaşanan yağışlarda hep
aynı manzaralarla karşılaşıyoruz: Dereler taşıyor, dere yataklarındaki
evler sular altında kalıyor ve Karadeniz Sahil Yolu’nun bir bölümü
yıkılıyor. Bu durum, yaşadıklarımızın doğal afet değil, plansız ve
çarpık kentleşmenin sonucu olduğunu gösteriyor” ifadelerinde bulundu.

Hükümet sorunları çözmek yerine, kalıcı hale getiriyor

Açıklamanın devamı şu şekilde:

“Yıllardır
bölgede yaşanan sel olaylarıyla ilgili yaptığımız inceleme ve
değerlendirmelerde, üç ortak noktanın öne çıktığını gözlemliyoruz: İlki
dere yataklarındaki yapılaşma, ikincisi Karadeniz Sahil Yolu’nun
oluşturduğu setin derelerin Karadeniz’e ulaşmasına engel olması,
üçüncüsü de HES’ler nedeniyle derelerin akış rejiminin bozulmasıdır. Bu
üç temel sorun çözüme kavuşturulmadan, bölge halkının can ve mal
güvenliğinin sağlanması mümkün değildir

tmmob-dogu-karadeniz-de-yasanan-felaketin-nedeni-yanlis-kentlesme-ve-ulasim-politikalaridir-497569-1.

Hükümet
ise bu sorunları çözmek yerine, sorunları kalıcı hale getirerek
bölgenin yüz yüze olduğu tehdidin daha da büyümesine neden olmaktadır.
İmar barışı adı altında dere yataklarına yapılmış yerleşimlere ruhsat
verilmekte, derelerin üstleri kapatılarak-dere yatağı betonlaştırılarak
suyun doğal yollarla denize ulaşması engellenmekte, bölgede yoğunlaşan
HES ve Madencilik faaliyetleri nedeniyle doğal bitki örtüsü yok
edilmekte, Karadeniz Sahil Yolu ve dolgu alanlarla bölge adeta sellere
karşı savunmasız hale getirilmektedir.

Doğu Karadeniz Bölgemiz
daha büyük felaketler yaşamadan bu yanlışlardan geri dönülmesi
gerekmektedir. TMMOB ve bağlı odalarımızın bölgeye ilişkin uyarıları
dikkate alınmalıdır. Doğayla ve insanla barışık, planlı kentleşme,
ulaşım ve enerji politikaları hayata geçirilmelidir.

Yaşanan
felaketten zarar gören bölge halkına bir kez daha geçmiş olsun
dileklerimizi iletiyor, yetkilileri sesimize kulak vermeye çağırıyoruz.”