Turizm potansiyeli adı altında doğayı yağmalayacaklar: Sıra Artvin’e mi geldi?

0
47
Rant odaklı politikalarla doğası alt üst edilen Karadeniz yeni bir tehlikeyle karşı karşıya. Katarlı turizmciler, belediyenin ev sahipliğinde Artvin’de gözlem yapmaya başladı. TMMOB’den Akçelik, “Sıra Artvin’e geldi” dedi

Artvin Belediye Başkanı Mehmet Kocatepe, “Artvin’in turizm potansiyelini uluslararası boyuta taşımak ve tarihi ve doğal güzelliklerini ön plana çıkarmak” iddiasıyla Katar’da görev yapan turizm tanıtım ekibini ağırladı. Katarlı turizmcilerin bu ziyareti, “Artvin, Katarlılara mı satılıyor?” sorusunu da beraberinde getirdi. BirGün, Katarlı turizmcilerin ziyaretini TMMOB İstanbul İl Koordinasyonu Kurulu (İKK) Sekreteri Cevahir Efe Akçelik’e sordu. Katarlı yetkililerin Artvin Belediyesi’ni ziyaret etmesiyle sıranın Artvin’e geldiği kaydeden Akçelik, “Evet, bu ziyaretle Artvin, Katarlılara satılmaya başlanıyor diyebiliriz. Zaten Kafkasör Yaylası’na Arap turizmini geliştirmek adına projeler yapıldığı duyumunu alıyorduk. Coğrafi enderliği barındıran bu doğal alanların tahribatı, sadece Türkiye açısından değil dünya doğal mirası açısından da geri dönüşü mümkün olmayacak sonuçlar doğuracaktır” dedi.

 Katar Emiri havadan inceleme yapmıştı
“Nedense ‘turizm potansiyelini uluslararası boyuta taşımak ve tarihi ve doğal güzelliklerini ön plana çıkarma ziyaretleri’ sonrası hep bir felaketle karşılaşıyor bölge halkı” diyen Akçelik, sözlerini şöyle sürdürdü: “Karadeniz’in bakir kalan alanlarına, kitle turizmi adı altında, insan taşımak için yapıldığı söylenen Yeşil Yol Projesi, bölgedeki mevcut havaalanlarının yetersiz olduğu öne sürülerek projelendirilen Rize Havalimanı, Ayder Kentsel Dönüşüm projesi ile inşa edilmesi planlanan dağ ve yayla tesisleri hep bu ziyaretlerin bir eseri. En önemli ziyarette bildiğiniz gibi Katar Emiri Şeyh Temim Hamad El-Tani‘nin Trabzon’a yaptığı ziyaret. Katar Emiri, havalimanından karşılanarak, helikopterle Trabzon ve Rize’de kış ve yaz turizmi ile ilgili yatırım yapılacak yerleri havadan incelemişti.”Doğaya verilen zarar büyük olacak
Akçelik, Yeşil-Yol projesinin de bir şekilde, turizm bahanesiyle öne çıkarılacağına vurgu yaptı. Bahsedilen projenin doğaya neden zarar vereceğini kapsamlı şekilde anlatan Akçelik, sözlerini şöyle sürdürdü: “Doğu Karadeniz Turizm Master Planındaki planlama hedefi; bölgenin yıllık 1.050.000 turisti ağırlayacak ve bu turistlere 6.501.000 geceleme imkânı sunacak şekilde donatılmasıdır. Bu planda Arap turistlerin tercihi olan 4 ve 5 yıldızlı konaklama tesislerinin yetersizliğinden dem vurulup, dağ otelleri, yayla tatil köyleri, apartlar, dağ evleri vs. gibi farklı türlerde konaklama imkânlarının yaygınlaştırılması, yaylalardaki turizm faaliyetlerinin doğa turizmi, eko-turizm, macera turizmi ve kış turizmi kapsamında çeşitli aktivitelerle bütünleştirilmesi istenmiş, ‘ulaşım yetersizliği özellikle dağlarda pek çok kaynağın atıl olarak kalmasına neden olmaktadır’ denilerek Yeşil Yol projesi talep edilmiş. Son olarak ‘Rize-Artvin aksına inşa edilecek muhtemel bir havalimanı yine Arap turistlerin Rize ve Artvin illerine daha kolay ulaşmasını sağlayacaktır’ denilerek havalimanı inşa edilmesi talep edilmiştir. Her seferinde farklı ‘niyetler’ ile başlıklandırılarak kamuoyuna deklare edilen; ancak bilim insanları ve bölge halkının fikri sorulmaksızın yapımına ivedi bir şekilde başlanılan bu projelerin doğaya vermiş olduğu zarar büyük olacaktır.”

Ziyaret sırası Artvin’e geldi
Katarlı yetkililerin Artvin Belediyesi’ni ziyaret etmesinden sıranın Artvin’e geldiğinin anlaşıldığını söyleyen Akçelik, Kafkasör Yaylası için de benzer duyumlar aldıklarını söyledi. “Doğal döngüsünde bırakılması ve insan faaliyetlerine büyük oranda kısıtlanması gereken doğal yaşam alanlarına, iktidar yetkilileri ve sermaye eliyle, turizm adı altında yıkım gerçekleştiriliyor” diyen Akçelik sözlerine şu ifadeleri de ekledi: “Evet, bu ziyaretle Artvin, Katarlılara satılmaya başlanıyor diyebiliriz. Zaten Kafkasör Yaylası’na Arap turizmini geliştirmek adına projeler yapıldığı duyumunu alıyorduk. Coğrafi enderliği barındıran bu doğal alanların tahribatı, sadece Türkiye açısından değil dünya doğal mirası açısından da geri dönüşü mümkün olmayacak sonuçlar doğuracaktır.”

Tahribatlar yaşanıyor
Projelerin, iklim değişikliğinden bölgenin florasına kadar her şeyi etkileyeceğini belirten Akçelik, sözlerini şöyle noktaladı: “Artvin’e bir bütün olarak baktığımız zaman, ekolojik yıkım; hidroelektrik santral projeleri, baraj inşaatları gibi enerji; maden arama, çıkarma ve taş ocakları gibi madencilik; Karadeniz Sahil Yolu, deniz dolgu alanları, yayla yolları gibi inşaat faaliyetleriyle devam ederken şimdi de ‘turizm’ adı altında yapılmaya başlanan projelerle yeni bir boyut kazanacak gibi duruyor. Yürütülen faaliyetler sonucu sıcaklık ve yağış rejimindeki değişiklikler, endemik türlerin riske girmesi ve azalması, flora ve faunada yaratılan stres, inşaat çalışmalarıyla düşen hava kalitesi, sucul dengenin bozulması gibi tahribatlar ortaya çıkıyor.”

***

 Sosyal medyadan tepki
Öte yandan Katarlı turizmcilerin Artvin Belediyesi’ni ziyaret etmesi ve belediyenin bu ziyareti sosyal medya hesaplarından duyurması yurttaşların tepkisine neden oldu. Artvin Belediyesi’nin Facebook hesabından yapılan paylaşımın altındaki, “Katar, Artvin’e bir şey katmaz. Sadece betonlaştırır. Ormanlar yakılır yerine binalar dikilir”, “Desenize Karagöllerimiz elimizden gidecek ve ormanlar katledilecek” gibi yorumlar göze çarptı.
Yaşar Gökdemir / BirGün