Durguna köylüleri HES istemiyor

0
82

Arhavi Durguna Vadisi’nde yapılması planlanan HES’lere karşı Çiftekoprü’de basın açıklaması yapıldı.

Durguna Vadisi’nde yapılması planan HES projesi ve buna bağlı olarak Küçükköy ve Çamlıca mevkiinde ormanlık alanda gerçekleşecek ağaç kesimine tepki gösterildi. Geniş bir alanda ağaç kesiminin yapılması ile arıcılık faaliyetleri de dahil olmak üzere orman ekosistemin büyük zarar göreceğini belirten köy halkı yapılan basın açıklamasında Durguna Vadisi’nde hali hazırda 3 HES projesinin zaten var olduğunu Durguna Vadisi’ne yapılacak olan bu yeni HES projesinin iptal edilmesi ve Durguna Vadisi’nin sit alanı olarak ilan edilmesini istedi.

Yapılan basın açıklamasında “Yenilenebilir ve yeşil enerji olarak dillendirilen Hidroelektrik Santraller yani HES’ler, ülkemizde çok can yaktı. Nice ırmaklar kurudu, nice vadiler HES yolları yüzünden dinamitlendi, parçalandı, ormanlar yok edildi. Yeşil enerji maskesiyle muazzam bir tabiat ve kültür parçalanmasına tanıklık ediyoruz.

Bir zamanların incisi güzel ilçemiz Arhavi de bu yıkımdan nasibini aldı, alıyor. Bize “istihdam” dediler, “doğaya zarar vermeyecek” dediler, “ses çıkarmayın” dediler. Sonuç ortada; canımız yanıyor. Kamilet ve Durguna vadisinde inşa edilen HES projeleri ardında büyük tahribatlar bıraktı. Pilarget deresinde yapılması planlanan HES projesi ise, halkın direnciyle üçüncü kez iptal edildi. Buradan Pilargetli dostlarımızın mücadelesini selamlıyoruz. Görüyoruz ki, mücadele işe yarıyor, yaşatıyor.

İlçemizin vahşi, en büyüleyici vadilerinden biri olan Durguna’da da halihazırda üç HES projesi var. Meşeli 1-2 HES ve Soğuksu HES projeleri, vadiyi yeterince etkilemiş, tahrip etmiştir. Tüm bu talihsizliklere rağmen, Durguna, çok yakın zamanda sit alanı ilan edilmesi beklenen bir bölgedir.

Malumunuz üzeredir ki, ülkemizin 11 büyük ilinde deprem yaşanmıştır. Bu depremde yaşamını yitiren tüm yurttaşlarımıza ALLAH tan rahmet yakınlarına baş sağlı yaralılara acil şifalar diliyoruz ve yine beklenen depremler var. Zamanında işsizlik yüzünden köylerimizden büyük şehirlere gitmek zorunda kalan köylülerimiz, memleketlerine dönmeye başlamıştır. Köylerine dönen ve dönmeyi planlayan köylülerimiz burada hayvancılık, arıcılık, turizm gibi faaliyetlerde bulunup hayatlarını idame ettirmeyi planlamaktadırlar. Ama ne yazık ki Küçükköy ve Çamlıca’nın üst bölgesini kapsayan büyük çoğunluğu kestane ve kumar ağaçlarından oluşan ormana ARHAVİ orman işletmesi tarafından proje hazırlanmış, yol yapılıp yol güzergahı boyunca bütün ağaçlar kesilecek. Şimdi buradan köy halkı olarak sormak istiyoruz:

Ağaçları keserek arıcılığı bitirdiniz. Heyelan ve erozyonlara meyil verdiniz. Derelerde adımda bir HES yaptınız dereleri kuruttunuz. Derelerle özdeşleşmiş vadileri yok ettiniz.ve dolayısıyla turizmi hayvancılığı bitirdiniz. Gurbetten gelecek olan ve köyde yaşamaya çalışan köylüler hayatlarını nasıl idame ettirecekler. Köylerimiz boşalıyor yok oluyor bunları görmüyor musunuz?

Etrafınıza şöyle bir bakın: Burada su yok mu, hayat yok mu? Boydan boya ormanlarla hem bize hem nice canlıya hayat veren billur gibi dereleriyle, tertemiz havasıyla Durguna’nın eşsiz bir yer olduğunu görmemek için kör olmak da yetmez. Duyguları ve algıları dünyaya, yaşama tamamen kapamak, insanlıktan çıkmak, taşlaşmak, karanlığa hapsolmak gerekir. Biz böyle insanlar değiliz. Biz doğayı seviyoruz, yaşamı seviyoruz, bu topraklarda özgürce var olmaya devam etmek istiyoruz.

HES, bu vadiye tepeden zembille inmeyecek. O HES’i yapabilmek için, vadimizi dinamitleyecekler, kayaları parçalayacaklar, iş makineleri ve kamyonlar tozu dumana katacak, havamız kirlenecek, arıcılık bitecek, kültür bitecek, yazları bize nefes olan, yüzdüğümüz, neşelendiğimiz, coştuğumuz, beraber tadını çıkardığımız derelerimiz kuruyacak. Vadimiz yeterince zarar görmemiş gibi, tamamen cehenneme dönecek. Neden? Sırf bir avuç insan daha fazla para kazanacak diye, bir vadi insanıyla, canlısıyla, ormanıyla sonsuza dek yok edilir mi? Buna değer mi? Bunun neresi yeşil, neresi yenilenebilir, neresi sürdürülebilir?

Bir dere sadece görüntüden ibaret değildir. Bir dere insanıyla, balığıyla, arısıyla, kuşuyla bir ekosistemdir ve sayısız canlıya hayat verir. Bir damla suyun, bir karış toprağın mücevherden bile daha kıymetli olduğu bu çağda, gelip geçici heveslerle, anlık hırslarla bir vadiyi boylu boyunca yok etmek tek kelimeyle deliliktir.

Dünya’da da artık doğanın ve tabiatın önemi kavranmıştır. İnsanlar beş yıldızlı lüks otellere değil, doğanın bozulmadığı, yaban hayatının sürdüğü, derelerin ve ormanların korunduğu bölgelere yönelmektedir. Farklı bir tatil ve turizm anlayışı dünya çapında benimsenmeye başlanmıştır. Korunduğu takdirde, Durguna vadisi çok büyük bir ekoturizm potansiyeli barındırmaktadır. Havza bazında, dikkatle düşünülmüş ekoturizm projeleriyle sadece Durguna vadisi değil bütün Arhavi, dünyanın sayılı ekoturizm noktalarından biri haline gelebilecek bir potansiyele sahiptir.

Durguna, bütün güzellikleriyle “Ben buradayım, beni görün ve koruyun!” diye bağırıyor. Biz, vadimizin yüzyıllardır bize verdiği yaşama ve güzelliklere borcumuzu ödemek için buradayız.

Bu yıkıcı zihniyete geçit vermeyeceğiz. Durguna’ya yapılması planlanan HES projesini bölge halkı olarak asla ama asla kabul etmiyoruz. Bunu halkın katılımı toplantısında da dile getirmiştik, yineliyoruz. Durguna vadisinde yeni bir HES projesi istemiyoruz. Vadinin derhal sit alanı ilan edilmesini, derelerimizin özgür akmasını, biz insanlara, çocuklarımıza, bütün canlılara sonsuza kadar hayat vermesini istiyoruz ve bunu başaracağız. Çocuklarımızın geleceği için, Arhavi’mizin geleceği için, hepimizin iyiliği, sağlığı ve yarınları için, HES projesine karşı topyekun karşı durduğumuzu, Durguna vadisinde yeni bir HES projesine daha asla izin vermeyeceğimizi bir kez daha buradan duyuruyoruz.

Durguna vadisi vahşidir, vahşi kalacak. Durguna vadisi özgürdür, özgür kalacak” ifadeleri kullanıldı.

Cumhuriyet Halk Partisi, İYİ Parti, Yeniden Refah Partisi temsilcileri, köy halkının katıldığı toplantı basın açıklaması ile son buldu.