Artvin’in Tarihi ve Turizm Mekânları Bir Bir Ortaya Çıkıyor

0
353

ARTVİN – Doğu Karadeniz Bölgesi’nin en gözde kentleri arasında yer alan turizm cenneti ilimiz Artvin’de, yerli ve yabancı turistlerin uğrak yeri haline gelen Opiza Manastırı ziyaretçilerini bekliyor.

Artvin Valiliği de ilimiz Artvin’i profesyonel anlamda tanıtmaya devam ediyor. “Turizm Portalı” adı altında Artvin ve ilçelerindeki doğa harikası yerleri tanıtan Artvin Valiliği Opiza Manastırı hakkında bir dizi açıklamalara yer verdi.

Yapılan açıklamada; “Manastırın günümüze ulaşan kitabesi yoktur. Yazılı kaynaklardan edinilen bilgiye göre buradaki yapılar ilk kez, Ardanuç Kalesi’ni İberya Krallığı merkezi haline getiren Kral Vahtang Gorgaslan (449-499) tarafından kurulur. VII. Yy. ’da Müslüman Arapların bölgeye yönelik akınları sırasında tahrip edilir.

Daha sonra, Rahip Gripor Kanzda tarafından, Bagratlı Krallarından I. Aşot’un (786-830) yardımlarıyla yapı topluluğu yeniden onartılarak, XVI. yy.’a kadar işlevini sürdürmüştür. Günümüzde oldukça harap bir halde olan manastır herhangi bir amaç için kullanılmamaktadır. Köyün girişindeki meyilli arazinin düzeltilmesi sonucu elde edilen alan üzerinde kurulan manastır; kilise, şapel ve diğer yapılardan oluşmakta olup, zamanımıza oldukça harap bir vaziyette ulaşmıştır. Kilise manastırın odak noktasını oluşturmaktadır. Kilise serbest haç planlı olup, 24.80×10.40 m. dış ölçülere sahiptir. Kilise, yöredeki kiliseler içerisinde en fazla tahrip olmuşların başında gelmektedir. Kilisenin kuzey cephe duvarı, batı cephe duvarının bir bölümü, pastoforion odalarının bir kısmı haricinde tüm mimari elemanları yıkılmıştır.

Bu yüzden mevcut kalıntılarla kilisenin cephelerini ayrıntılı bir şekilde tanımlayabilmek oldukça zordur. Ancak yapı ile ilgili literatüre geçmiş araştırmalar bize tanımlamada kolaylık sağlamaktadır. Şapel, kilisenin batı haç kolunun güneybatı cephesinde, bu kolun yarısı kadar ebatta, tek neften oluşmaktadır. Üç adet kapısı bulunmaktadır. Bu kapılarla narteks ve kilise ile irtibatlandırılmıştır. Şapelin doğusunda bulunan yuvarlak formlu apsis, dıştan düz cephe duvarıyla sınırlandırılmıştır.

Güneydoğu ve doğu duvarlarında birer adet yuvarlak kemerli ve dışa doğru daralan, dikdörtgen formlu pencere açıklıkları yer almaktadır. Doğu-batı doğrultusunda, beşik tonoz örtüye sahiptir. Şapelde herhangi bir süslemesi günümüze ulaşamamıştır. Malzeme ve teknik açıdan kilise ile benzeşmektedir” ifadelerine yer verildi.