Ortaçağ Sonuna Kadar Gürcülerin Tarihsel Süreci

0
2829

Gürcistan,[1] Karadeniz’in doğu kıyısında, Güney Kafkasya’da yer alan bir ülkedir. Gürcistan’ın güneybatısında Türkiye, güneyinde Azerbaycan ve Ermenistan, kuzeyinde Rusya ve yer alır. Ülkenin batı sınırını Karadeniz oluşturur. Gürcülerin tarihsel yerleşimleri Kafkas Sıradağları arasındaki topraklardadır[2]. Gürcüler kendilerini “Kartveli” olarak tanımlar, ülkelerine de Sakartvelo yani Kartveliler Ülkesi derler (Çiloğlu, 1993, s. 12; Lang, 1997, s. 16). Kartveli sözcüğü Gürcülerin tarih kaynaklarında yer alır. Kartli dilindeki bu sözcük Doğu Gürcistan’da önceleri etnik ve kültürel bir tanımlama iken, Birleşik Gürcü Devleti’nden sonra politik ve kültürel bir anlam da ifade etmiştir[3].

Gürcülerin tarihi dönemleri araştırmacılar tarafından Antikçağ ve Ortaçağ olarak ikiye ayrılırken Ortaçağ kendi içerisinde de dönemlere ayrılır. Bu dönemler Erken Hıristiyanlık dönemi (425–750), Beylikler Dönemi (750–990) ve Birleşik Krallık Dönemi’dir (990–1453).

Antikçağdaki bilinen en eski Gürcü kültür ve sanatına ait bilgiler arkeolojik araştırmaların sonuçlarına dayanır. Araştırmalar ve yürütülen arkeolojik kazı sonuçlarına göre bakır ve bronz çağına ait çok sayıda buluntu elde edilmiştir. Bu buluntular arasında, elde yapılıp fırınlanan seramik kaplar, metal işler, fibulalar, tarım aletleri vb. bulunmaktadır. Doğu (İberya) ve Batı Gürcistan’ı (Kolchis) kendi içlerinde değerlendirmemizi sağlayacak ve kazılarla ortaya çıkartılan birçok eser kendine özgü bir yaşam ve onun doğrultusunda gelişen sanat ürünlerinin varlığını göstermektedir (Lang, 1997, s. 43; Kadiroğlu ve İşler, 2010, s. 4 ). M.Ö 6. yüzyıla gelindiğinde Batı Gürcistan’da (Kolchis) Egresi Krallığı, Doğu Gürcistan’da (İberya) Kartli Krallığı kurulmuştur. Kartli Krallığı zamanla genişleyerek tüm Doğu Gürcistan’ı (İberya) içerisine almıştır (Kadiroğlu ve İşler, 2010, s. 5).

Gürcü Krallıkları ve Komşuları (8830-1020)
Gürcü Krallıkları ve Komşuları (8830-1020)

Ortaçağda ise Erken Hıristiyanlık Dönemi’nde (425–750), Mtheta Şehri oldukça önemlidir. Arkeolojik veriler ışığında Gürcülerin gömü geleneklerine ait çok sayıda veriye ulaşılmıştır. Bu verilerde Hristiyan simgelerini barındıran mezar yapıları dikkat çeker. Kartli’nin Hıristiyan olması Gürcü, Ermeni ve Bizans kaynaklarında benzer biçimde anlatılır. Bu dönemde Kapadokyalı Azize Nino bölgeye Hıristiyanlığı getiren kişidir[4]. Gürcü ve Ermeni kaynaklarında Hıristiyanlığı resmi din olarak kabul eden ilk Kartli Kralı Mirian’dır (265–342) (Brosset 2003, s. l–2). Gürcü Kralları arasında oldukça önemli olan Vahtang Gorgosali ise 5. yüzyılda etkindir. Vahtang Gorgosali Sasaniler, göç dalgasıyla ülkeye gelenler ve çoğu zamanda kilisenin öğretileriyle uğraşmak zorunda kalsa da Gürcü siyasi tarihinde önemli başarılar elde etmiştir. Tiflis’i kuran kral aynı zamanda Boçarma, Uçarma ve Ardanuç’unda kurucusudur (Djobadze, 1992, s.19; Thomson, 1996, s. 153-251).

Kraliçe Tamar
Kraliçe Tamar

Ortaçağ Beylikler Dönemi’nin  (750–990) önemli siyasi olaylarının başında Arap saldırıları gelir. Arap orduları bu dönemde Kafkaslara ulaşır. Bizans kalesi olan Theodosiopolis’i (Erzurum) ele geçirir. Gürcüler yaklaşan tehlikenin farkına varır ve dinlerinde serbest ibadet koşuluna karşılık Arap Halifesine askeri yardımda bulunmayı kabul eder (Kadiroğlu ve İşler, 2010, s. 6-7). Arap ilerleyişi sırasında Doğu (İberya)  ve Batı Gürcistan’da (Kolchis) birçok mimari eser zarar görmüş ve bir kıyım gerçekleşmiştir. Tiflis’i işgal edip, Doğu Gürcistan’daki Kartli Krallığını ele geçiren Araplar 9. yüzyılda bu krallığa son vermiştir. Bu olaydan sonra ise Doğu Gürcistan’da Hereti, Abhazeti, Kaheti ve Tao-Klardjeti[5] Beylikleri kurulmuştur. Özetle söylemek gerekirse 8.yüzyıla gelindiğinde Batı Gürcistan’da bağımsız bir Krallık, Doğu Gürcistan’da beylikler, Tiflis ve çevresinde ise Araplar hakimdir.

Ortaçağın Birleşik Krallık Dönemi’ndeki  (990–1453) siyasal olaylar Selçukluların Gürcüleri vergiye bağlayıp onların topraklarından geçerek Anadolu’ya yerleşmeleri, Ermeniler ile bağımsız beyliklerin arasındaki sınır sorunları, Tiflis’in geri alınması olarak sıralanabilir. Bu dönemde savaşlar olsa bile etkin siyasi duruş, sosyal ve ekonomik refah; kültürel ve dinsel anlamda Gürcülerin güçlü olduğunun göstergeleridir. Birleşik Krallık Dönemi’nin en güçlü imparatoru IV. David’tir (1089-1125). Uyguladığı güçlü siyaset ve yaşamsal devrimler IV. David’i ölümünün ardından “Kurucu” lakabıyla anılmasına sebep olacaktır. Tiflis’i Arapların elinden alıp Kartli’ye tamamen hakim olan imparator, kilise reformları, ordu içi düzenlemeler, krallığın içerisindeki güçlü ama tehlikeli soyluların kontrol altına alınması gibi başarılı işlerin yanı sıra; Ermenilerin isteğiyle Selçukluların eline geçmiş olan Ani’yi de onlardan geri alır. Kral IV. David’in ardından Gürcü Krallığının en güçlü dönemini yaşadığı Kraliçe Tamar (1184-1212) dönemi başlar. Bu tarihlerde Gürcüler Kafkasya’daki en güçlü siyasi yapıdır. Krallığın sınırları, doğuda Van Gölü, batıda Sivas ve Trabzon, kuzeyde Hazar Denizi’ne kadar genişler.

1204 yılındaki Latin İstilası sırasında Konstantinopolis’in (İstanbul) işgalinden sonraki süreçte Kraliçe Tamar bölgedeki siyasi gelişmelerde aktif bir rol oynamış, Trabzon ve bölgesi Gürcü komutanlar tarafından işgal edilerek bölgeye Lazlar yerleştirilmiş ve Komnenosların Trabzon Rum İmparatorluğu’nun kurulmasına öncülük etmiştir (Kadiroğlu ve İşler, 2010, s. 6-7; Bayram, 2005, s. 20; Lang, 1997, s. 40).

 

K  A  Y  N  A  K  Ç  A

Bayram, Fahriye. (2005). Artvin’deki Gürcü Manastırlarının Mimarisi, İstanbul: Ege Yayınları

Brosset, M. F. (2003). Gürcistan Tarihi (Eski Çağlardan 1212 Yılına Kadar), (Çeviren: H. D. Andreasyan), Ankara: Türk Tarih Kurumu Basımevi.

Çiloğlu, Fahrettin. (1993). Dilden Dine, Edebiyattan Sanata Gürcülerin Tarihi, İstanbul: Ant Yayınları

Djobadze, Wachtang. (1992). Early Medieval Georgian Monasteries: In Historic Tao, Klarjet’i and Şavşet’i, Stuttgart: Franz Steiner Verlag.

Kadiroğlu, Mine – İŞLER Bülent. (2010). Gürcü Sanatının Ortaçağı Ankara: Onur Matbaacılık Ltd. Şti.

Lang, D. M. (1997). Gürcüler, (Çeviren: N. Domaniç), İstanbul: Ceylan Yayıncılık.

Tıefenbach, Hanspeter. (2012). Anadolu’nun Azizleri İstanbul: Arkeoloji ve Sanat Yayınları.

Uygun, Selda. (2012). Tao-Klardjeti Bölgesindeki Yeni Rabat Manastırı Kilisesi. Hacettepe Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü Sanat Tarihi Anabilim Dalı Basılmamış Yüksek Lisans Tezi. Ankara

Uygun, Selda. (2010). Artvin Yusufeli’sindeki Bir Manastır Kilisesi: Barhal Kilisesi Geçmişten Geleceğe Yusufeli Sempozyumu.  İstanbul: Yusufeli Belediyesi Yayını .

 

[1]Yazıda, M.Ö.4-M.S.12 yüzyıllar arasında yaşamış olan Gürcülerin tarihsel sürecinden kısaca (özet niteliğinde) bahsedilmiştir Çalışma, Hacettepe Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü, Sanat Tarihi Anabilim Dalı’nda tamamlamış olduğum, Tao-Klardjeti Bölgesindeki Yeni Rabat Manastırı Kilisesi, isimli Yüksek Lisans Tezimin “Tarihi Coğrafya” bölümünün kısaltılması ve yeni eklemeler yapılması suretiyle oluşturulmuştur. Konu hakkındaki detaylı bilgilere kaynakça bölümünde verilen yayınlar ve onların referansta bulundukları diğer yayınlardan ulaşılabilir. Ayrıca Gürcülerin, etkinliklerini sürdürdükleri coğrafyalarda, farklı kökenden birçok halkın da onlarla beraber barış içerisinde yaşadıklarını hatırlatmakta yarar vardır.

[2]Kafkas Sıradağları, Karadeniz’in kuzeydoğusundan Hazar Denizi’nin batısına doğru Büyük Kafkaslar; Karadeniz’in güneydoğusundan güneye doğru ise Küçük Kafkaslar olarak ikiye ayrılır ve bu bölgeler Doğu Gürcistan (İberya) ve Batı Gürcistan (Kolchis) diye isimlendirilir (Brosset, 2003, s. 3-5).

[3]Kartveli sözcüğü Rusça’da Grusini, Almanca da Georgien, İngilizce de Georgian, Fransızca da Géorgien, Farsça da Gurdş, Arapça da Gurj, Türkçede de Gürcü sözcüklerine karşılık gelmektedir (Kadiroğlu ve İşler, 2010, s. 2).

[4]Kapadokyalı Hıristiyan savunucusu Zabilon ile karısı Suzanna’nın kızı olan Azize Nino’nun sıfatı aydınlatıcıdır ve Azize Nino Kapadokya’nın Kolastra isimli bir kentinden İberya’ya gelmiştir. Azize Nino’nun bu bölgeye gelmekteki amacı, İsa’nın çarmıhtan indirildikten sonra Gürcülere verildiği söylenen giysilerinin korunduğu Mtheta’ya ulaşmaktır. Azize Nino’nun mucizevi güçleri onu kutsal kılmış, İberiya Kraliçesi Nana’yı hastalıktan kurtarıp tedavi etmiş böylece onun sevgi ve güvenini kazanmıştır. Kral Mirian’da gittiği av partisinden dönerken koyu karanlığın ortasında kalmış ve Azize Nino’dan yardım istemiştir. Azize Nino’nun mucizeleri İsa’nın öğretilerini yaymasında etkili olmuş ve zamanla herkesin sevgisini kazanmıştır. Ayrıca Mtheta’ya geldiğinde büyük ve ahşap bir kilise inşa etmiştir.  (Tiefenbach, 2012, s.129-138; Brosset, 2003, s. l–2; Lang, 1997, s.86).

[5]Tao-Klardeji ismiyle anılan bölge;  Çoruh Nehri ve nehrin kolları olan Tortum, Pahral ve Oltu çaylarının suladığı alanlardan oluşur. M.Ö IV. yüzyılda Çoruh Vadisi içerisinde bağımsız beylikler olarak yaşayan Tao (Oltu), Klardjeti (Bereket), İspiri (ispir), Tourtumi (Tortum), Chavcheti (Şavşat), Tchildirili (Çıldır), Aitahani (Ardahan) ve Kola (Göle) Beyliklerinden Tao ve Klardjeti beylikleri güçlenerek daha ön plana çıkar. Bu sebepten ötürü bölge, Tao-Klardjeti ismiyle anılmaya başlar (Kadiroğlu ve İşler, 2010, s. 7-10; Bayram, 2005, s. 19-20; Uygun, 2010, s.69-78)